(3402 S. K. m. 13, 15) (1512 S. K. m. 89) (818 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Fuat Ulaş tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Kadastro sırasında 205 ada 5 ve 229 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 2198,04 m2 ve 19665,18 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduğundan söz edilerek malik haneleri boş bırakılarak tespit edilmiştir. Davacı Fuat Ulaş düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi senetlerine dayanarak davalılar Adem Polat mirasçılarından Hafize Güler, Basri ve Ayişe Polat mirasçıları aleyhine asliye hukuk mahkemesinde açılan feraga icbar davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Dava dosyası Adem Polat'ın tüm mirasçılarının davalı olduğu dava dosyası ile birleştirilmiştir. Mahkemece davanın reddine, 205 ada 5 parsel ve 229 ada 1 parsel sayılı taşınmazların Zeki Polat mirasçıları adlarına miras payları oranında tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Fuat Ulaş tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 205 ada 5 ve 229 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününden önce asliye Mahkemesine açılan ve görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın açıldığı günde adlarına tescil kararı verilen Zeki Polat mirasçıları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler ve hüküm yerinde gösterilen diğer gerekçelerle belirlenmiştir. Gerçekten tarafların tutunduğu 1960 yılında vefat eden Adem adına oluştuğu belirlenen 22.12.1953 tarih 6 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu yön dosya içeriği ile de belirlenmiştir. Zeki Polat ve mirasçıları noterce düzenlenen 28.3.1958 günlü bağış senedine hükmü temyiz eden davacı Fuat Ulaş ise 18.4.2000 ve 19.4.2000 günlü noterce B.Kanunun 213 ve noter kanununun 89. maddesi hükmüne uygun şekilde düzenlenen satış vaadi sözleşmelerine dayanmışlardır. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşe göre davacı tarafın tutunduğu satış vaadi sözleşmesinin Noter Kanununun 89 ve Borçlar Kanununun 213. maddesi hükmüne uygun düzenlendiğinin anlaşılması halinde 3402 sayılı Kadastro Sonuç: Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen 10 yıllık sürenin aranmasına gerek yoktur. Ne var ki tapu kayıt maliki Adem 1960 yılında vefat etmiştir. Adı geçenin ölüm günü, dikkate alındığında terekesinin iştirak halinde bulunduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca tereke karşısında üçüncü kişi durumunda bulunan davacı Fuat Ulaş'a noterce düzenlenen satış vaadi yoluyla yapılan pay satışları Adem'in terekesinin iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle geçersizdir. 3402 sayılı yasanın 15. maddesi hükmü mirasçının mirasçıya bir başka deyişle mirasçılar arasında yapılan pay satışlarına değer vermiştir. Bu olgular dikkate alındığında mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Fuat Ulaş'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy