(1086 S. K. m. 237)
Muhdesatın tespiti istemi ile açılan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Dava nitelik ve içeriği itibariyle davacı tarafın paydaşı bulunduğu, tapuda kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat niteliğindeki binaya davacının yaptığı lüzumlu ve faydalı masrafların tespitine ilişkindir. Hukukumuzda aidiyetin tespitine ilişkin davalar kendine özgü suigeneris nitelikte davalardandır. Dava niteliği dikkate alındığında davacının koşullarının varlığı halinde eda davası açabileceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca davacının icrai niteliği bulunmayan bu nitelikteki davayı açmakta hukuksal bir yararı bulunmamaktadır. Kural olarak eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davası açılmasına olanak yoktur. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy