(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ali Duran Turgut ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 160 ada 22 parsel sayılı 3878,89 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı Ali duran Turgut adına ve 160 ada 23 parsel sayılı 4635,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı Mustafa Gülnarlı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı Mustafa Gülnarlı 22 ve 23 parseller arasındaki yolun adına tespit edilen parsele dahil edilmesi istemiyle Mustafa Turgut aleyhine dava açmış, yargılama sırasında Duran Turgut ve Hazineyi davaya dahil etmiştir. Mahkemece davacının 22 parsele davasının feragat nedeniyle reddine, 22 parselin tespit gibi Ali Duran Turgut adına tesciline, davacının 160 ada 23 parsele yönelik davasının kabulü ile 21.9.2003 tarihli fen bilirkişi raporunda yol olarak gözüken 498,82 m2'lik alanın 160 ada 23 parsele eklenmesi suretiyle 160 ada 23 parselin bu şekilde davacı Mustafa Gülnarlı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Ali Duran Turgut ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu taşınmazın kadastro sırasında yol niteliği ile kadastro dışı bırakıldığı, ilgililerin tespit gününde taşınmaz başında hazır bulunarak uyuşmazlık çıkartıp, tutanağının düzenlenmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların genel mahkemede görülmesi zorunlu, kadastro mahkemesinde çözümlenmesi olanaksızdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, tutanak ve eki belgelerin kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy