(1086 S. K. m. 93, 151) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 349 ada 69 parsel sayılı 29248.55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka ve zilyetliğe dayanılarak davalı Ö. T. adına tespit edilmiştir. Davacılar Şadet, Şevket ve Halil taşınmazın 10.500 m2 yüzölçümündeki kesimini davalı ve annesinden satın aldıkları iddiası ile ve zilyet olduklarını öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf 349 ada 69 parsel sayılı taşınmazın 10.500 m2 yüzölçümündeki bölümünü dava etmiştir. Davalı Ö. T. 21.5.2004 günlü oturumda usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirilen beyanında aynen "ben bu yeri 974 yılında Ş. S. a sattım ve halende onun tarafından ekilip biçiliyor her nasılsa bir yanlışlık yapılmış olduğunu, başka bir diyeceği olmadığını" belirtmiştir. Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmış, yargılama sonunda ise davanın reddine karar verilmiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalı tarafın 21.5.2004 günlü oturumda usulün 151. maddesi hükmünde öngörülen şekilde imzası ile belgelendirilen beyanı okunup kendisine açıklattırılmalı, bundan sonra taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak davalı tarafa sattığı taşınmazı göstermesi istenmeli, davalı tarafın satışına konu taşınmaz duraksamasız belirlenmeli, satışa konu taşınmazın çekişme konusu taşınmaz içinde bulunup bulunmadığı araştırılmalı, bu yön duraksamasız belirlenmeli, satışa konu taşınmazın konumu, uzman bilirkişi haritasında gösterilmeli, davalının usulün 151. maddesi hükmü uyarınca imzasıyla belgelendirilen beyanının usulün 93 ve onu izleyen maddeleri hükmünde öngörülen biçimde davayı kayıtsız, koşulsuz kabul anlamına gelip gelmeyeceği düşünülüp bu olgu hüküm yerinde gerekçeleri gösterilerek tartışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy