(3402 S. K. m. 9, 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 141 ada 17 parsel sayılı 24539 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kayıtlarına, miras hakkına, satın almaya ve zilyetliğe dayanılarak davalı Yahya Keleş adına tesbit edilmiştir. Davacılar Mehmet, Arif, Yahya ve Sezai Savran, Ünzüle Ozar, Hatice Varol, Fethiye Erol ve Reyhan Kirman vekilleri aracılığıyla dava açarak taşınmazın ortak miras bırakan adına tapuda kayıtlı olduğunu, davalının bazı mirasçılardan pay satın aldığını, ancak kendi paylarını satmadıklarını bu nedenle payları oranında tespitin iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu tapuda kayıtlı 141 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kök miras bırakan 14.7.1335 yılında vefat eden İbrahim oğlu Hacı Hüseyinağa'ya ait olduğu, ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde yapılan paylaşmada dava konusu taşınmazın İbrahim oğlu Hacı Hüseyinağa mirasçılarından Mehmet Özkan ile Hacer Özkan'ın miras payına isabet ettiği, adı geçenlerin 1963 yılında dava konusu taşınmazı tapu dışı işlemle davalı tarafa satıp, zilyetliğini devir ve teslim ettiği adı geçenlerin 1963 yılından kayden temlikin yapıldığı 1986 yılına kadar taşınmaz üzerinde on yılı aşkın süreyle zilyet oldukları, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu olgular karşısında somut olayda davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha sonra 1986 yılında davalıların bayii Mehmet Özkan ve eşi Hacer Özkan'ın mirasçılarının kayden yaptığı intikal devir ve temlikin hukuksal bir değeri bulunmadığı gibi hukuksal yönden geçerlilik kazanan tapu dışı satışı da bozması olanaksızdır. Aynı kaydın kapsamında kalan dava dışı 22 parsel sayılı taşınmazın da davacı tarafın miras bırakanına miras payı karşılığı isabet ettiği adı geçenin davalı Yahya'nın miras bırakanına sattığı dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 6.860.000 lira harcın temyiz edenden alınmasına, 28.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy