(1086 S. K. m. 409)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen karar davalı Hazine tarafından incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyiz konusu 499 parsel sayılı 5500 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına dayanılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı H. Can ve 22 arkadaşı dava dışı 497 sayılı parsele revizyon gören tapu kaydına ve zilyetliğe dayanarak Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve taşınmazın adlarına tescili istemi ile dava açmışlar, H. ve S. Can yargılama sırasında bir başka tapu kaydına dayanmışlardır. Mahkemece H. ve S. Can'ın davalarının kabulüne, 499 parsel hakkında Hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ile taşınmazın eşit paylarla S. ve H. Can adlarına tapuya tesciline, diğer davacılar hakkındaki davanın HUMK. 409. maddesinin son fıkrasına göre açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı H. Can ve arkadaşları vekili olarak Avukat H. Ümit'in 31.10.1994 tarihinde davalı Hazine adına tapu iptali ve tescil davası açtığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Yargılama sırasında davacılar vekili Av. H. Ümit'in Belediye Başkanı olması nedeni ile müvekkilleri davacıların vekilliğinden çekildiği dosyaya yansıyan bilgilerden saptanmıştır. Vekillikten çekilmeye ilişkin irade beyanının hukuksal sonuç doğurabilmesi için karşı tarafa ulaşması zorunludur. Ne var ki davacılar vekili Av. H. Ümit yöntemine uygun şekilde müvekkilleri, davacı asillere, gerekli tebliğ giderlerini mahkeme veznesine yatırarak vekillikten çekildiğini tebliğ yoluyla haber vermemiştir. Öte yandan davacılardan H. ve S. Can'ın yargılamada Av. R. Tugan tarafından temsil edildiği dosya içeriği ile saptanmıştır.
Hal böyle olunca davada davacı H. ve S. Can dışında kalan davacılar yönünden yöntemine uygun şekilde taraf koşulunun oluştuğundan söz edilmesine olanak yoktur. O halde davacı H. ve S. Can dışında kalan davacılara vekilleri Av. H. Ümit'in vekillik görevinden çekildiğinden söz edilerek dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeli, yargılamaya geldiklerinde diyecekleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yalnızca davacılardan H. ve S. Can'ın davası hakkında hüküm kurulması, usulün 409. maddesi hükmünde öngörülen koşullar gerçekleşmediği halde Salih ve Hasan Can dışındaki davacıların davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 09.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy