(1086 S. K. m. 429) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece, davacı tarafın tutunduğu vergi kaydı ile davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı, taşınmaz üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma-soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Ne var ki, bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmemiştir. Davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği gereği gibi sorulup saptanmamış, kayıtta tarif edilen sınır yerleri uzman bilirkişi haritasında yöntemine uygun şekilde gösterilmediğinden keşfi izleme, bilirkişi sözlerini denetleme olanağı da bulunamamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamayacağı gibi bozma kararı gerekleri de tümü ile aynen yerine getirilmeksizin hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü'nden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü dava dışı taşınmazların tespit tutanakları ile dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, bundan sonra dava konusu taşınmaz ile sınırlarını oluşturan komşu taşınmazlar ve davalı tarafın dayandığı tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğü'nden getirtilmeli, yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davalı tarafın dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada dava dışı başka taşınmazlara revizyon görmüş ise revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar da göz önünde tutulmalı, kayıtta tarif edilen sınır yerleri, uzman bilirkişiye düzenlettirilecek haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, tapu kaydında tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde taraflara bu konuda tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı saptandığı takdirde taşınmaz üzerinde davacı ve davalı tarafın hayvan otlatmak suretiyle sürdürdüğü zilyetliğin niteliği üzerinde durulmalı, bir başka deyişle bu nitelikte taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuksal bir değer taşımadığı göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy