(1086 S. K. m. 45) (3402 S. K. m. 5, 20, 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Belediye Başkanlığı ve davalı Vasfiye mirasçılarından Sema Meşe vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 456 ada 35 parsel sayılı 195 m2 yüzölçümünde arsa niteliğindeki taşınmaz, çifte tapu kaydı bulunması nedeni ile malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı hazine, taşınmazın malikhanesi açık bırakıldığı halde encümen kararına dayanılarak Gaziosmanpaşa Belediyesi adına tapuya tescil edilen taşınmazın tapu kaydının, anılan encümen kararının, İstanbul 1. İdare Mahkemesince iptal edilmesi nedeni ile yolsuz tescile dayalı bir kayıt olduğunu, malikhanesi açık bulunan taşınmazın, eski tarihli ve doğru temele dayanan hazine tapu kaydının kapsamında kaldığını öne sürerek taşınmazın hazine adına tescili için Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı, Basri Ö. mirasçıları Hacı Sığırgı ve Nuriye Sığırgı'yı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Sema Meşe ve paydaşları ise, tespit gününden sonraki satın almaya, miras yolu ile gelen hakka ve zilyetliği dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davacı hazinenin davasının kabulüne, taşınmazın hazine adına tapuya tesciline, malikhanesinin bu şekilde doldurulmasına, taşınmaz üzerinde bulunan 14 nolu binanın Hacı ve Nuriye Sığırgıya, 15 nolu binanın ise tapu kayıt maliki Basri Ö.'e ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm davalı Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı ile davalı Vasfiye mirasçılarından Sema Meşe vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma, uygulama ve soruşturma saptanan dava niteliği dikkate alındığında hükme yeterli değildir. Dayanakları aynı olan tüm davaların usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirilerek görülmesi zorunlu olduğu halde bu olgunun gözardı edilmesi isabetsizdir. Kural olarak usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmüne göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın sonucuna etkileyeceğinin anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca davaların birlikte görülmesi dava ekonomisine uygun ve sağlıklı sonuca varmanın ön koşulu olduğu kuşkusuzdur. Mahkemece bu olguların gözardı edilmesi isabetsiz, olduğu gibi tapu kayıtlarının uygulanmasına ilişkin araştırma ve soruşturma da yetersizdir.
Tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının çakışması nedeni ile dava konusu 456 ada 35 parsel sayılı taşınmazın malikhanesi açık bırakılmıştır. Bir başka deyişle dava konusu taşınmazın tespiti 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca yapılmıştır. Hal böyle olunca somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi hükmünün uygulanacağı tartışmasızdır. Dosya içeriğine göre Hazinenin dayandığı tapu kaydının kesinleşen ilama dayalı olarak ifraz gördüğü anlaşılmaktadır. Mahkemece ifraz kararının dayanağını oluşturan ilam ve dayanağı harita getirtilmemiş, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmamıştır. Kaldı ki davalı tarafın dayandığı tapu kaydı da ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi sözü edilen tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı da araştırılmamıştır. Kural olarak hazineye ait tapuda kayıtlı taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşıması olanaksızdır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dayanakları aynı olan dava dosyaları usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirilmeli, ayrı görülüp sonuçlanan davalar var ise hükmün kesinleşip kesinleşmediği incelenmeli, bundan sonra hazinenin tutunduğu tapu kaydının dayanağı ilam ve ifraz haritası tapu sicil müdürlüğünden, davalı tarafın dayandığı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte tapu kadastro müdürlüğü ile tapu sicil müdürlüğünden istenilmeli, davalı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının hazinenin temliki ile oluşup oluşmadığı belirlenmeli, hazinenin temliki ile oluştuğu saptandığı takdirde tapu kayıtlarının tarihlerine bakılmaksızın davalı tarafın tutunduğu tapu kaydına değer verileceği gözönünde tutularak dava konusu taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca tarafların dayandığı tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada köy tapu kaydı ile ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtları ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, davacı hazinenin tutunduğu tapu kaydının ifraz gördüğü dikkate alınarak ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydı kapsamı içinde aranması gerektiğinin zorunlu olduğu düşünülmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de katılan davacıların tespitten sonra doğan hakka dayandıkları bu nitelikteki hakların yenilik doğurucu hakka ilişkin olduğu bu nitelikteki uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde çözümlenemeyeceği, genel mahkemede çözümleneceğinden söz edilerek ve doğru olarak mahkemece oluşturulan kısa kararda adı geçenlerin davaları hakkında görevsizlik kararı verildiği halde gerekçeli kararda bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olması dahi isabetsiz,
Sonuç: Davalı Gaziosmanpaşa Belediye Tüzel Kişiliği, davalı Vasfiye mirasçısı Sema Meşe'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy