(3402 S. K. m. 29) (4721 S. K. m. 640)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen karar davalı Köy Tüzel Kişiliği tarafından incelenmesi istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava konusu 120 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı köy tüzel kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı tapu kayıtlarına dayanarak dava konusu taşınmazın müvekkili davacı Huriye ile dava dışı paydaşları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece hükümde açıklanan nedenle ve göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yerel mahkemenin yaptığı araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı taraf T.evvel 1939 tarih 321 sayılı 15.9.958 tarih 26 sayılı tapu kayıtlarına dayanmıştır. Tapu kayıtlarının uygulaması yetersiz, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi sözleri dıştan komşu parsellerin tutanak ve dayanakları kayıtlar ile denetlenmediğinden soyut ve sebebi belli olmayan dayanaktan yoksun gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu belirlenmiştir.
Kural olarak resmi kayıt ve belgelerle doğrulanmayan bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemez. Öte yandan kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri uzman bilirkişi haritasında yöntemine uygun şekilde gösterilmediğinden keşfi izleme, bilirkişi sözlerini denetleme olanağı vermeyen haritalı raporda yetersizdir. O halde öncelikle dava konusu taşınmaza dıştan komşu özellikle taşınmazın sınırlarında bulunan yollardan sonra gelen taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle tapu kayıtları yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, dıştan komşu taşınmazların dayandığı belgelerle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamı bu yolla sağlıklı biçimde saptanmalı, dayanılan kayıtlar dava dışı başka taşınmazlara revizyon görmüş ise keşif ve uygulamada ve deliller değerlendirilirken gözönünde tutulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra davanın kesinleşen kadastroya karşı açılan bir dava olduğu, somut olayda 3402 sayılı kadastro kanunun 29. maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı Medeni Kanunun 640. maddesine dayalı olarak davacı tarafça bir dava açılmadığı gözönünde tutularak davanın davacının tapu kayıtlarındaki payı ile sınırlı olarak uyuşmazlığın çözümleneceği gözönünde tutulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı Köy Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy