(3402 S. K. m. 7) (1086 S. K. m. 27)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu olmayan 126 ada 25 parsel sayılı 36765,67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Ş. Gedik adına tespit edilmiştir. Davacı Ş. Gedik 25 parsel sayılı taşınmazın tahminen 4 dekarlık kısmının dere yatağında bırakıldığını belirterek bu kısmın 25 parsele eklenmek suretiyle tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, kadastro çalışmaları sırasında tespit harici olarak bırakılan fen bilirkişisinin 15.7.2003 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen yeşil ile taralı 3971 m2 taşınmazın 126 adanın son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu taşınmazın kadastro dışı bırakıldığı, ilgililerin tespit gününde taşınmaz başında hazır bulunarak uyuşmazlık çıkartıp, tutanağının düzenlenmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların genel mahkemede görülmesi zorunlu, Kadastro Mahkemesinde çözümlenmesi olanaksızdır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, tutanak ve eki belgelerin kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy