(3402 S. K. m. 12) (1086 S. K. m. 237)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu 99 Ada 5 parsel sayılı 444 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tescil edilmiştir. Davacı M. S. Denizeri dava dışı taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarına, miras yolu ile gelen hakka dayanarak hazine adına oluşan tapu kaydının iptali ve adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Davalı hazineni dayandığı tapu kaydının dava ve temyize konu 99 ada 5 parsel sayılı taşınmazı kapsadığı, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Öte yandan hükmüne uyulan bozma kararında duraksamasız vurgulandığı gibi yanlar arasında koşulları usulün 237.maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hüküm bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ne var ki sözü edilen ilam kesin hüküm olmasa bile, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, güçlü delil niteliğindedir. Kuşkusuz, güçlü delilin aksi, daha güçlü delille kanıtlanabilir ise de somut olayda bu olgu kanıtlanmamıştır. Kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca davalı hazineye intikal eden İ.'a ait olduğu belirlenen dava konusu 5 parsel sayılı taşınmaza batıda komşu 3 parsel sayılı taşınmaza ait olduğu, hükmen kesinleşen mahkeme ilamı ile belirlenen tapu kaydında doğuda hizalı parsel yönü Tülbentçi İstifan yeri olarak sınır gösterildiği dikkate alındığında yerel mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 1.100.000. TL (1.10. YTL) harcın davacı tarafından alınmasına, 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy