(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 121 ada 30 parsel sayılı 12 hektar 2391.98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı A. Akkaya miras yolu ile gelen hakka ve zilyetliğe dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın fen bilirkişisinin 24.6.2003 tarihli raporu ve ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 8550 m2'lik kısmın davacı A. Akkaya adına, taşınmazda geriye kalan 113841.98 m2'lik kısmın da tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı Hazinenin temyizi uzman bilirkişi haritasında A harfi ile gösterilen 8550 m2 yüzölçümündeki davacı taraf adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, davacı taraf bir kayıt ve belgeye dayanmamıştır. Davacının miras bırakanı M. Akkaya'nın 1986 yılında vefat ettiği ölümünden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşmanın yapıldığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki, paylaşmanın yapıldığı gün ile kadastro tespitinin yapıldığı gün arasında bağımsız iktisap sağlayan 20 yıllık süre dolmamıştır. Davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde aynı çalışma alanı içersinde bir kişinin kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla edinebileceği toplam taşınmaz miktarı kuru toprakta 100 sulu toprakta 40 dönümdür. Davacı tarafın miras bırakanı adına kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla 100 dönümden fazla taşınmaz malın tespit ve tescil edildiği dosya kapsamı ile saptanmıştır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, 121 ada 30 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazinenin temyizine konu bölümünün tespit gibi Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile BOZULMASINA, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy