(3402 S. K. m. 12, 19)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ziraat Bankası tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Karar: Dava konusu 139 ada 30 ve 31 parsel sayılı sırasıyla 4764.40 m2 ve 5540.88 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayanılarak davalı Ziraat Bankası (Maden Şubesi) adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar Mustafa Değirmenci ve müşterekleri tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı Ziraat Bankası Genel Müdürlüğünü hasım göstermek suretiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne dava konusu taşınmazların davalı Ziraat Bankası adına oluşan tapu kayıtlarının iptaline taşınmazların davacı Mustafa Değirmenci ve müşterekleri adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Ziraat Bankası tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Davalı T.C. Ziraat Bankası Maden Şubesi Müdürlüğünün temyizi 139 ada 30 ve 31 parsel sayılı çekişmeli taşınmazların davacı Mustafa Değirmenci ve müşterekleri adına tesciline ilişkin hükme yöneliktir. Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu olgu mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık davalı Ziraat Bankası adına oluşan tapu kaydının dayanağı sınırlı aynı hak niteliğindeki ipoteğin fekkedilip fekkedilmediği, kaldırılıp kaldırılmadığı, ipotek kaldırılmış ise kaydın davacılar adına usulüne uygun intikal edip etmediği yönünde toplanmıştır. Dava konusu taşınmazlar Ergani Madeni Ziraat Bankası Şubesi adına 26.K.sani 1937 tarih, 3 sayılı tapu kaydına dayanılarak tescil edilmiştir. Davacılar Mustafa Değirmenci ve müşterekleri 16.10.1946 tarih 17 ve 18 sayılı sicilden gelen kayda dayanmışlardır. Davalı Bankanın dayandığı ve kadastro tespitine dayanak yapılan 26.K.sani 1937 tarih 3 sıra nolu tapu kaydı ile dayanağı kayıt ve belgelerin içeriğine göre efsafı yazılı iki kıta tarlanın Hüseyin oğlu Mehmet ve Tosun oğlu Muharrem'in iken 1 sayılı talepnamede münderiç şerait dairesinde iş bu tarlaların 32 liraya birinci derecede Ergani Madeni Ziraat Bankası Şubesine ipotek ettikleri duraksamasız açıklandığı gibi tapu kayıt malikleri Hüseyin oğlu Mehmet Değirmenci ile Tosun oğlu Muharrem Başar'ın Ziraat Bankasından 26.1.1937 tarihinde aldıkları krediye karşılık taşınmazlarını ipotek ettirdikleri taşınmazların borcun ödenmesi ve ipoteğin fekkinin lazım geldiği Bankadan yazılıncaya kadar bu gayrimenkuller üzerine 32 lira için Ziraat Bankası lehine 1. derecede ve 1. sırada ipotek tesis ve tapu siciline bu veçile kaydedilmesi banka tarafından istenilmiş, saptanan bu olgular yerel Tapu Sicil Müdürlüğüne bildirilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğünce de Mehmet Değirmenci ve Muharrem Başar'a ait tapu kayıtlarına bu doğrultuda şerh verilmiştir. Ne var ki, Tapu Sicil Müdürlüğünce tapu kayıtlarına bu doğrultuda şerh verilmekle yetinilmesi gerekirken, davalı banka adına tapu kaydı oluşturulduğu getirtilen onaylı tapu kayıt örneği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca somut olayda davacı tarafın taşınmazları kapsadığı belirlenen tapu kaydındaki ipoteğin kaldırıldığını (fekkedildiğini) kanıtlamaları gerekir. Davalı Bankanın yerel Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderdiği 11.10.1946 tarih, 82 sayılı karşılık yazıda Gezin Köyünden Hasan Çavuş oğlu Mehmet ve Tosun Onbaşı oğlu Muharrem'in Gezin Köyündeki 2 sulu tarlalarını bankaya ipotek eyledikleri, 26.1.1937 gün ve 3 sayılı kayıttan anlaşılmış olduğundan ilgisi olup olmadığının bildirilmesi istenmiş, ilgili bankaca da bu yazının altına verilen şerhe göre ajansımızca ilişiği olmadığını saygı ile bildiririz. Şeklindeki karşılık yazı üzerine yerel Tapu Sicil Müdürlüğünce 16.10.1946 tarih, 17 ve 18 sayılı tapu kayıtlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Az yukarda vurgulandığı üzere tapu kaydına dayanan davacıların somut olayda ipoteğin dayanağı davalı bankaya olan borcu ödediklerini kanıtlamaları gerekir. Bu olgular karşısında yerel mahkemece yapılan araştırma ve soruşturmanın yetersiz olduğu kuşkusuzdur. O halde sağlıklı bir sonucuna varılabilmesi için öncelikle tapu kayıt malikleri ya da akdi irsi haleflerinin ipotek bedelini davalı bankaya ödeyip ödemediğinin araştırılması, ödenmediğinin anlaşılması halinde dava konusu taşınmazların tapu kaydındaki payları oranında davacılar adlarına tapuya tesciline Ziraat Bankasına ait ipotek kaydının 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesine göre kütüğe şerh verilmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi, ondan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile bir hüküm kurulması isabetsiz, davalı Bankanın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy