(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Tedaş vekili, davalı şirkete ait 16 LG 382 plaka sayılı aracın müvekkili davacı kuruma ait şebekeye zarar verdiğini meydana gelen zararın icra yoluyla tahsili için davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalının yersiz itirazı sonucunda icra takibinin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile 748.755.000.-TL. alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Burkum Ltd.Şti. vekili davanın esastan reddini ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Tedaş tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf vekili 9.7.2003 havale günlü dilekçesinde ve dilekçesi ekindeki işletme Bakım Müdürünün imzasıyla onaylı 7.6.2002 günlü davalı taraf hakkındaki yazsal yollara başvurulmasını içeren olur yazısında ve özellikle davacı Kuruma yapılan ihbar üzerine haksız fiilin meydana geldiği 23.4.2002 gününde düzenlenen tutanak içeriğindeki davaya dayanak yaptıkları haksız istemin davalı şirkete ait 16 LG 382 plaka sayılı krem renginde damperli kamyonun davacı tarafa ait direğe çarpması sonucunda meydana geldiğini ve olay nedeniyle şebekede meydana gelen maddi zarardan davalı tarafın sorumlu olduğunu öne sürmüşlerdir. Trafik tescil şube müdürlüğünden gelen karşılık yazıda sözü edilen 16 LG 382 plaka sayılı aracın davalı şirket adına kayıtlı olmadığı söz konusu aracın 1999 model Walkswagen marka özel otomobil olup 21.5.1999 tarihinde dava dışı başka bir şirket adına kayıtlı olduğu duraksamasız belirtilmiştir. Öte yandan davacı taraf haksız fiilin dava dışı davalı şirketin istihdam ettiği yada yüklenicisi ve ona ait kamyon yada benzeri bir araç tarafından meydana getirildiğini öne sürmemiştir. Bu olgular dikkate alındığında dava gününde gerçek hasıma yöneltilen bir davanın bulunmadığının kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre dava açan gerçek ya da tüzel kişilerin hasmını titizlikle belirlemesi ve gerçek hasma husumet yöneltmesi gerekir. Bu olgular karşısında davanın dayanağı olarak gösterilen 23.4.2002 günlü tutanak mümzilerinin tutanak içeriğine göre dinlenilmemiş olmaları sonuca etkili görülmemiştir. Tutanak mümzilerinin dinlenebilmesi için tutanağın aksinin savunulmuş olması gerekir. Davalı taraf tutanağın aksini savunmamış tam tersine tutanakta plaka sayısı belirtilen aracın şirketlerine ait olmadığını savunmuş bu olguda trafik tescil şube müdürlüğünden gelen karşılık yazıyla doğrulanmıştır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinden ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin hüküm yerinde çıkarılmasına yerine davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, 28.12.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin davada, mahkemece tutanakta yazılı plakanın davalı tarafa ait olmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki sadece trafik şube Müdürlüğünden gelen cevapla yetinilmiş, davacı tarafın delilleri yeterince toplanılmamış, bu cümleden olmak üzere tutanak mümzileri de dinlenilmemiştir. Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı oluşu neden gösterilip, bu gerekçe ile araştırmaya yönelik kararın bozulması gerekirken, aksi görüşteki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy