(3402 S. K. m.13, 14) (1086 S. K. m. 151) (7201 S. K. m.28)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılardan Zehra Işık ve Keziban Çulha tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 136 ada 1 parsel sayılı 17645.72 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar Zehra Işık ve paydaşları tarafından davalı Osman Kurt ve Mehmet Emin Karaaslan aleyhine tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesine açılan tapu iptali ve tescil davası görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın davalılardan Mehmet Emin Karaaslan adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacılardan Zehra Işık ve Keziban Çulha tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın açıldığı tarihte adına tescile karar verilen davalı M.Emin Karaaslan yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddeleri hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiği taşınmazın davalı M.Emin Karaaslan'ın dayandığı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Dava, Kezban Çulha ve arkadaşları vekili olarak Av.Yusuf Başer tarafından açılmış ise de incelenen dosya içeriğine göre Av.Yusuf Başer'in davacılardan Kezban Çulha ve Eyüp Açıkgöz'ün vekili olmadığı dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Her ne kadar yargılama sırasında davalı M.Emin Karaaslan kendisinin aynı zamanda davacılardan Eyüp Açıkgöz'ün vekili olduğunu belirterek dosyaya vekaletname ibraz etmiş ise de, davalı Av.M.Emin Karaaslan'ın davanın gerçek tarafı olduğu, davada kendisini asaleten temsil ettiği, bu nedenle davadaki sıfatı dikkate alındığında davacılardan Eyüp Açıkgöz'ü davada aralarındaki hak çatışması bir başka deyişle çıkar çatışması nedeniyle temsil edemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan 28.9.2001 günlü oturuma asillerden davacı Kezban Çulha ve Zehra Işık ile davalı M.Emin ve bir bölüm davacılar vekili Av.Yusuf Başer'in geldiği, başka gelen olmadığı duruşma tutanağına yansıyan bilgilerden anlaşılmaktadır. Davacıların tümünün vekiliymiş gibi dava açtığı saptanan Av.Yusuf Başer'in duruşmada vekaletten çekildiğini, davayı müvekkilleri davacıların kendilerinin takip edeceğini bildirmiş ve bu beyanını usulün 151. maddesi hükmü gereğince belgelendirdiği gibi ayrıca bu olguyu 28.9.2001 havale günlü dilekçesinde de açıklamıştır. Ne varki, Av.Yusuf Başer'in davadan çekilme keyfiyetinin duruşmada hazır olmadıkları belirlenen müvekkilleri asillere tebliği için gerekli tebligat masraflarını verip vekili olmadığı belirlenen Kezban Çulha ve Eyüp Açıkgöz dışında kalan davacılara yöntemine uygun şekilde tebliğ ettirmemiştir. Kaldı ki, bir bölüm davacılar vekili Av.Yusuf Başer'e gerekli tebliğ masraflarını mahkeme veznesine yatırması için ihtarı içeren davetiye yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmiş ise de ihtarlı davetiyede gerekli tebliğ giderlerinin ne olduğu, kaç gün içinde yatırması gerektiği yolunda kesin süre verilmediği, vekilin davadan çekilme keyfiyetinin asillerin tebliğe elverişli adreslerinin saptanamamış olması açık bir dille adresi meçhul olması halinde 7201 sayılı Tebligat Kanununun 28. maddesi hükmü uyarınca ilanen tebliğ yapılabileceği dikkate alındığında davada taraf koşulunun oluşturulmadığı kuşkusuzdur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde öncelikle davacılar Kezban Çulha ve Zehra Işık dışında kalan davacılara gerekli tebliğ giderleri davacı Kezban Çulha ve Zehra Işık'tan alınarak dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca tebliği edilmeli, geldiklerinde davaya karşı diyecekleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar Zehra Işık ve Kezban Çulhan'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy