(3402 S. K. 14, 19, 20)
Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın incelenmesi taraflar tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 141 ada 93 parsel sayılı 3165.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına, 1980 yılından beri Hasan oğlu Hüseyin Çelik'in zilyet olduğu beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hüseyin Çelik tapu kaydına, bağışa ve zilyetliğe dayanarak Hazine aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 141 ada 93 parsel nolu 3165,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 791,05 m2'lik bölümünün Hazine adına oluşan tapu kaydının iptaline, bu bölümün ifrazı ile üzerindeki samanlık ve çeşmenin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı tarafın temyizi taşınmazın haritasında (B) harfi ile işaretli 2365,74 m2 yüzölçümündeki kesime yöneliktir. Davacı Hüseyin Çelik vekiline aleyhindeki mahkeme hükmünün 20.3.2003 tarihinde tebliğ edildiği adı geçenin 27.3.2003 tarihinde temyiz harcını yatırmaksızın temyiz dilekçesine mahkemeye ibraz ettiği ve temyiz harcını yatırmadığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Kural olarak; harca tabi davalarda davanın açıldığı tarih, harcın yatırıldığı tarihtir. Harca tabi olmayan davalarda ise hakimin dilekçeyi havale tarihi dava tarihi sayılır. Öğretide ve uygulamada temyiz hakkı dava hakkının uzantısıdır. Bu olgu dikkate alındığında dava hakkının uzantısı temyiz de harca tabidir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz inceleme isteğinin REDDİNE,
2- Davalı Hazinenin temyizi 141 ada 93 parsel sayılı taşınmazın haritasında (A) harfi ile işaretli 791,05 m2 yüzölçümünde davacı taraf adına tesciline karar verilen bölümü ile ilgili hükme yöneliktir. Mahkemece 93 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazinenin temyizine konu bölümü üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı taraf 14.9.1967 tarih 95 sayılı tapu kaydına ve zilyetliğe dayanmıştır. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmaza kuzeyde ve güneyde komşu 85, 86 94 ve 95 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları belgeler getirtilmeli, davacının dayandığı 14.9.1967 tarih 95 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar ile kadastro tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kapsamı 3402 sayılı kanunun 20. maddesi hükmü uyarınca belirlenmeli, yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri varsa bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, tapu kaydında tarif edilen sınır yerleri uzman bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kaydının dava ve temyiz konusu taşınmazın tümünü yada bir bölümünü kapsamadığının belirlenmesi halinde bu kesim üzerinde yeterli şekilde zilyetlikle araştırması yapılmalı, zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi hakkında bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanak bilirkişilerin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, komşu parsellerin tespit tutanağı ve dayanağı kayıtlarla bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, davacının dayandığı tapu kaydının dava ve temyiz konusu bölümü kapsamadığı taşınmaz üzerinde davacının iktisap sağlayan nitelik ve nicelikte ve sürede zilyetliğinin bulunmadığı ve davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşmediği belirlendiği takdirde davacı yararına 3402 sayılı kanunun 19. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek kesinleşen yön dikkate alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy