(3402 S. K. m. 5, 9) (1086 S. K. m. 45, 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 8 parsel sayılı 37250 m2, 17 parsel sayılı 13000 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Derviş Fidan adına, 48 parsel sayılı 10250 m2 ve 49 parsel sayılı 7250 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar Süleyman Çuhacı, Mehmet Akar, Kubat Sertkaya, rüştü Sertkaya, İsa Demir ve Bayram Çuhacı adlarına, 185 parsel sayılı 7000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Mahmut, Sadiye, Hilmi ve Feyzi Şimşek, Mevlüt Güler, Fayika, Zeynep, Osman, Fikri ve Celile Küçük adlarına 198 parsel sayılı 2550 m2 ve 487 parsel sayılı 3000 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar Bayram Çuhacı adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiş, İsa Akdemir ve müştereklerinin itirazı üzerine komisyonca 8 parsel sayılı taşınmaz Derviş Fidan, Ramazan Sertkaya, Mehmet Akdemir ve Kubat Sertkaya adına 48 parsel sayılı taşınmaz İsa Demir, Kubat Sertkaya, Süleyman Çuhacı, Hatun Sertkaya, Rüştü Sertkaya, Mehmet Akdemir ve Bayram Çuhacı adlarına tespit edilmiştir. 10 parsel sayılı 6500 m2, 13 parsel sayılı 61000 m2, 23 parsel sayılı 24250 m2, 29 parsel sayılı 10750 m2, 51 parsel sayılı 7813 m2, 68 parsel sayılı 20500 m2, 69 parsel sayılı 3500 m2, 73 parsel sayılı 4168 m2 ve 89 parsel sayılı 60250 m2 yüzölçümlerindeki taşınmazlar Asliye ve Sulh hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davacı Sait oğlu Bayram Çuhacı'nın davalılar Köy İşleri Bakanlığı ve Hazine aleyhine açtığı toprak tevzi komisyonunca yapılan tespitin iptali ve tescil davası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece 8, 10, 13, 17, 23, 29, 48, 49 ve 51 parsellerle ilgili davanın reddine, bu parsellerin tespit gibi tesciline, 68, 69, 73, 185, 198 ve 487 parsellerle ilgili davanın kabulüne, bu parsellerin davacı Bayram Çuhacıoğlu kızı Nezahat Çuhacıoğlu adına tapuya tesciline, 89 parselin 8 hisse kabul edilerek 1 hisse Gülsüme Demirbilek, 1 hisse V. Demirbilek, 2 hisse Zülfü Demirbilek ve 2 hisse Muzaffer Demirbilek adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro sırasında dava konusu 8, 17, 48, 49, 185, 198 ve 487 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitleri olağan yönteme göre yapılmış, bir başka deyişle malik haneleri doldurularak tespit edilmiştir. 10, 13, 23, 29, 51, 68, 69, 73 ve 89 parsel sayılı taşınmazlar ise davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca tespit edilmiştir. Tespit gününden önce davacı Bayram tarafından davalı Hazine ve Köy İşleri Bakanlığı aleyhine genel mahkemeye açılan dava görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca yerel mahkemenin sağlıklı bir sonuca varabilmesi için yapacağı ilk iş aktarılan davanın kapsamını yöntemine uygun şekilde belirlemekten ibarettir. Ne var ki, yerel mahkemece aktarılan davanın kapsamı yöntemine uygun şekilde belirlenmemiştir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, davacı Bayram tarafından davalı Hazine ve Köy İşleri Bakanlığı aleyhine açılan görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılan davanın dayanağı dava dilekçesi yerel bilirkişiye okunmalı, dilekçede tarif edilen taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel yada parseller adı altında işlem gördüğü duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, bu belirleme yapılırken uzman bilirkişi aracılığı ile kadastro paftası dava dilekçesinde tarif edilen yerel bilirkişice gösterilen taşınmaza ablike edilmeli, bir başka deyişle kadastro paftası yerine uygulanmalı, aktarılan davanın kapsamı olan taşınmazlar bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli haritalı rapor alınmalı, bu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile dayanağı belgelerin dava dosyası ile birleştirileceği göz önünde tutulmalı, yerel mahkemece aktarılan davanın kapsamı kabul edilen 23 ve 51 parsel sayılı taşınmazların kadastro mahkemesinin 2002/34 Esasında kayıtlı dava dosyasında, 89 parsel sayılı taşınmazın ise 1989/169, 1989/69 esas sayılı dava dosyalarında, 68, 69 ve 73 parsel sayılı taşınmazların da 1989/169 esas sayılı dava dosyasında davalı oldukları dosya içeriği ile belirlendiğinden sözü edilen dava dosyaları getirtilmeli, söz konusu taşınmazlar hakkında açılan bu davaların sonuçlanıp sonuçlanmadığı, sonuçlanmış ise verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmiş ise taraflar arasında koşulları usulün 237. maddesinde tanımlanan biçimde kesin hüküm bulunup bulunmadığı incelenmeli, davalar sonuçlanmamış ise söz konusu parsellerle ilgili dava dosyaları aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeni ile daha açık bir anlatımla, biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın sonucunu etkileyeceği göz önüne alınarak dava dosyaları usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca bu dava dosyası ile birleştirilmeli, sonuçlanmış ve hüküm kesinleşmiş ise aynı taşınmaz yada taşınmazlara ilişkin görülmekte olan uyuşmazlıkların kesin hükme göre çözümleneceği, kesin hükmün olumsuz dava koşulu olduğu, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, kesin hükmün taraflarını, tarafların akdi ve irsi haleflerini bağlayacağı, taraf olmayanları bağlamayacağı, ancak davada taraf olmayanlar yönünden kesin hükmün güçlü delil niteliğinde olduğu, güçlü delilin aksinin daha güçlü delille kanıtlanabileceği dikkate alınmalı, mahkemece aktarılan davanın konusu olduğu kabul edilen taşınmazlardan tümünün yada bir bölümünün aktarılan davanın kapsamı dışında kaldığının belirlenmesi halinde kadastro hakimine aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak uyuşmazlığı çözümlemekle yükümlü olduğu göz önünde tutulmalı, aktarılan davanın kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmazlar yönünden ise kadastrolarının olağan yönteme göre tamamlanması için tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verileceği düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 23.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy