(3402 S. K. m. 14) (6831 S. K. m. 1, 2)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 121 ada 40 parsel sayılı 4207 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Osman Güler adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın orman olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Kadastro sırasında dava konusu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, tespit gününde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Davalı Osman Güler'in yargılama sırasında vefat ettiği dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Ne varki, Osman Güler mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek husumet bu yolla yaygınlaştırılarak taraf koşulu oluşturulmamıştır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde öncelikle az yukarıda açıklanan biçimde taraf koşulu oluşturulmalıdır. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmadığı gibi yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Kural olarak orman sınırlandırmasına tabi tutulan yerlerde bir yerin orman olup olmadığı orman sınırlandırma harita ve tutanağının yerine yöntemine uygun şekilde uygulanması yoluyla belirlenir. Aksi halde aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacağı tartışmasızdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması ve orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin birlikte yapıldığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki, mahkemece yalnız orman sınırlandırmasına ilişkin harita yerine uygulanmıştır. Kaldı ki, bu haritanın uygulaması da yöntemine uygun değildir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede ilk kez orman sınırlandırması ve orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin hangi günde yapıldığı, kesinleşip kesinleşmediği Orman İdaresinden sorulup saptanmalı, kesinleşmiş ise orman sınırlandırması ve orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı mazbata ve eki haritalar kesinleşme günlerini gösterecek şekilde Orman İdaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, orman sınırlandırma ve orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve mazbatalar yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile orman sınırlandırması ve orman sınırları dışına çıkarma ile ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı haritaların ölçekleri eşitlenmeli, çakıştırılarak yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın bölgede ilk kez yapılan ve kadastro tespit gününden önce kesinleşen orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamında kalıp kalmadığı, 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı kanunla değişik 2 ve aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi hükmü gereğince orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede orman sınırlandırması ya da orman sınırları dışına çıkarma işlemleri yapılmamış veya yapılıp da tespit gününden önce kesinleşmemiş ise aynı doğrultudaki araştırmanın 6831 sayılı Orman Kanununun 1. maddesi hükmü uyarınca yapılacağı gözönünde tutulmalı, dava konusu taşınmazın fiziksel yapısı mahkemece görülüp gözlenmeli, gözlem tutanağa geçirilmeli, komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı ayrıntılı biçimde incelenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye ve mahkemenin gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı dava konusu taşınmaza dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları içerikleri ve dayanağı belgelerle yerel bilirkişi sözleri ve uzman bilirkişilerinin haritalı raporları denetlenmeli, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı sonucuna varıldığı takdirde zilyetliğe ilişkin toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek tespit gününde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14/son maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy