(3402 S. K. m. 9, 30)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 6.4.2004 günü belirlenen saatte temyiz eden Durdu Topuzoğlu vekili Avukat Seydi Tanrıkulu ve aleyhine temyiz istenen Ömer Yüceli vekili Avukat Göksel Yıldırım geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 143 ada 796 parsel sayılı 17339 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve zilyetliğe dayanılarak eşit paylarla Emir Yüceli ve Durdu topuzoğlu adlarına tespit edilmiştir. Davacı Ömer Yüceli, taşınmazın tümünün miras bırakanı Emir'e ait olup, davalı ile ilgisi olmadığını öne sürerek Durdu payının iptali ve veraset ilamına göre adına tescili istemi ile dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, davalıya ait 1/2 payın iptali ile taşınmazın tamamının Emir Yüceli mirasçıları olan davacı ve paydaşları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 143 ada 796 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı davacı tarafın miras bırakanı ölü Ahmet oğlu Emir Yüceli, 1/2 payı ise davalı Durdu Topuzoğlu adına tespit edilmiştir. Davacı taraf taşınmazın tümünün miras bırakanı babası Emir'e ait olduğunu öne sürerek tespit maliki Durdu Topuzoğlu'nun 1/2 payına yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece yargılama sırasında davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı taşınmazın tapu dışı paylaşıldığı, tapu dışı paylaşma sonucunda çekişmeli taşınmazın tümünün davacıların miras bırakanı kayıt maliklerinden ölü Ahmet oğlu Emir Yüceliye kaldığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne, davalı Durdu adına kadastro sırasında tespit edilen 1/2 payın iptaline taşınmazın tümünün Emir mirasçıları davacı ile dava dışı paydaşları adına payları oranında tesciline karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Duruşma tutanağına yansıyan bilgilere göre yargılama sırasında davalı taraf tapu kaydına da dayanmıştır. Davalının tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Her ne kadar mahkemece tapu kayıt malikleri arasında tapu dışı paylaşmanın yapıldığı kabul edilmiş ise de bu konuda mahkemece yapılan araştırma, soruşturma yetersizdir. Kural olarak dava konusu taşınmazın tapu dışı paylaşıldığının kabul edilmesi için taşınmazı kapsadığı belirlenen tapu kaydı maliklerinin tümünün kayıt maliklerinden ölenler var ise mirasçılarının bir araya gelerek taşınmazı kendi aralarında pay etmeleri her bir kayıt maliki, kayıt maliklerinden ölenler varsa mirasçılarının kayıttaki paylarına karşılık kendine düşen taşınmazı aldıktan sonra tapu kaydındaki pay yada paylarından vazgeçmesi gerekir. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişileri hazır olduğu halde keşif yapılmalı az yukarıda vurgulandığı şekilde tapu dışı paylaşmanın yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, bilirkişi ve tanıklardan bu konuda olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki aykırılık giderilmeli, tapu dışı paylaşmanın yapılıp yapılmadığı duraksamasız belirlenmeli, kayıt malikleri, kayıt maliklerinden ölen varsa mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde tapu dışı paylaşmanın yapılıp yapılmadığının belirlenmesi halinde dava konusu taşınmazın tapudaki payına karşılık kim yada kimlere isabet ettiği diğer tapu maliki veya mirasçılarının tapudaki payına karşılık dava dışı hangi taşınmazın kendisine verildiği veya menkul mal olarak ne verildiği belirlendiği, taşınmaz verilmiş ise tutanağı ve dayanağı belgeler getirtilerek denetim yapılmalı, aksi halde taşınmaz üzerinde kim yada kimlerin zilyet olduğu yolunda yeterli zilyetlik araştırması yapılmalı, tapu kaydının hukuksal değerini yitirip yitirmediği incelenmeli, kaydın hukuksal değerini yitirmediği sonucuna varıldığı takdirde kuşkusuz taşınmazı kapsadığı belirlenen tapu kaydında davalı Durdu ve miras bırakanın payı bulunmadığı davalı Durdu'nun eşi Durmuş'un annesi Ayşe'den önce 1941 yılında bekar ve çocuksuz vefat eden Ayşe'nin kardeşi Halil'den gelen miras payını koşullarının varlığı halinde iktisap edebilir. Davalı Durdu ve paydaşları baba ve ana adı ile doğum tarihinin düzeltimi için genel mahkemede dava açmış bu dava retle sonuçlanmıştır. Öte yandan dosyaya ibraz edilen ve hasımsız alındığı belirlenen veraset belgesi içeriğine göre davalı Durdu'nun mirasçı olduğu görülmektedir. Kural olarak kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Bu dava ile sınırlı ve geçerli olmak üzere veraset uyuşmazlıklarını da çözümlemekle yükümlüdür. O halde davanın Durdu payına yönelik olduğu dikkate alınarak davalı Durdu'nun kayıt maliki mirasçısı olup olmadığı daha açık bir anlatımla eşi Durmuş'un annesi Ayşe'nin kardeşi Halil'den miras payı bulunup bulunmadığının nüfus kayıt örnekleri getirtilerek incelenmesi, veraset belgesinin iptali için hasım olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması, baba ve ana adı ile doğum tarihinin düzeltimi için açılan dava sonucunda davanın reddi doğrultusunda verilen hükmün kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Davalı Durdu'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı taraf yararına takdir ve tespit olunan 375 milyon lira avukatlık parasının davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy