(2859 S. K. m. 1, 4)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 16.9.2003 günü belirlenen saatte temyiz eden D. Karakaya ve R. Toman geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro yenileme çalışmaları sırasında eski 292 parsel sayılı 14240 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yeni 292 parsel sayısı ile ve zemindeki sınırlarına itibar edildiğinden söz edilerek 19325.18 m2 olarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacılar D. Karakaya ve R. Toman 292 sayılı parsele yenileme çalışmaları sırasında Ö. Ali mirasçılarına ait tahmini 7-8 dönüm bölümün ilave edildiğini, ilave edilen bölümün ifrazen Ö. Ali mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmesi için dava açmışlardır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1952 yılında genel kadastro çalışmalarının yapıldığı dava dışı 292 parsel sayılı taşınmazın tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalılar adına 14240 m2 yüzölçümü ile tespit edilerek kesinleştiği, dava ve temyiz konusu taşınmazın ise 1952 yılında yapılan kadastro sırasında tutanağı düzenlenmeksizin kadastro dışı bırakıldığı dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Kural olarak kadastro dışı bırakılma işlemi de bir kadastro işlemidir. Davacıların davası bölgede 1952 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tutanağı düzenlenmeyen temyiz konusu taşınmaza ilişkindir. Daha sonra yenileme çalışmaları sırasında dava ve temyize konu taşınmazın tutanağı 2859 sayılı yasanın 1 ve 4. maddesi hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sözü edilen yasanın 1. maddesi hükmünde teknik nedenlerle yetersiz kalan uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevki veya ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftalarının bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenileneceği buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılacağı duraksamasız açıklanmıştır. Aynı yasanın 4/ilk bendi maddesi hükmü ile de yenilemenin yalnız teknik çalışmaları kapsayacağı, tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı açıklanmıştır. Dava ve temyiz konusu haritasında A harfi ile gösterilen 5080 m2 yüzölçümünde bulunduğu belirtilen taşınmazın bölgede 1952 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tutanağının düzenlenmediği ve kadastro dışı bırakıldığı, tutanağının düzenlenmediği dikkate alındığında davanın kadastro mahkemesinde görülmesine olanak yoktur. Bu nitelikteki davaların genel mahkemede görülmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olması bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Öte yandan bölgede ilk kez yapılan kadastro sırasında tutanağı düzenlenmeyen bu nedenle kadastro dışı bırakılan bir taşınmazın 2859 sayılı yasa uyarınca yenileme çalışmalarına konu olması da düşünülemez.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın usulün 27. maddesi hükmü uyarınca görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava ve temyize konu haritada A harfi ile gösterilen 5080 m2 yüzölçümündeki kesimle ilgili yenileme çalışması sırasında yönteme aykırı şekilde düzenlenen tutanağın iptaline 1952 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında 292 parsel sayısı altında 14240 m2 yüzölçümünde olduğu belirtilerek tutanağı düzenlenen taşınmazın davaya konu olmadığı, davalı taraf adına tespitinin kesinleştiği dikkate alınarak kütüklerin devri halinde tutanak ve eklerinin Kadastro Müdürlüğüne aksi halde Tapu Sicil Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacıların temyiz itirazlar bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy