(6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 13, 16)
Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine ve diğer davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 1185, 1188 ve 1156 parsel sayılı sırası ile 3815.13 m2, 12191.55 m2 ve 13755.85 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğundan söz edilerek hazine adına tespit edilmiş, beyanhanelerinde Nurettin ve M. Atakul'ların zilyet olduğu gösterilmiştir. Dodurga Belediye Başkanlığı taşınmazların Belediye'den kadim merası olduğu iddiası ile hazine ile Mehmet ve N. Atakul'u hasım göstermek suretiyle her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, beyanlar hanesinin iptali ile taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı hazine ile davalılar M. ve N. Atakul tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyiz konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Dava ve temyiz konusu taşınmazların 3116 sayılı yasa uyarınca bölgede 1939 yılında yapılan ve tesbit gününden önce kesinleşen orman sınırlandırma harita ve tutanağının kapsamında kaldığı, bu niteliği ile orman sayılan yerlerden iken daha sonra 1989 yılında 6831 sayılı orman kanununun 2896 sayılı kanunla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca orman sınırları dışına Hazine adına çıkarıldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Saptanan bu hukuksal olgular karşısında mahkemece dava ve temyiz konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu yolundaki yerel mahkemenin gerekçesinde bir isabet bulunmamaktadır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, dava konusu taşınmazların davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy