(3402 S. K. m. 14)
Dava:Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mustafa Kaya tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 123 ada 70 parsel sayılı 3325.21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz maliki bilinemediğinden söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Mustafa Kaya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Mustafa Kaya tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen koşulların davacı taraf yararına oluşmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne varki mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın tespitine bir kayıt ve belge esas alınmadığı gibi taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği olgusuna dayanmıştır. Ne varki mahkemece, bu konuda taraflardan tanıkları sorulup saptanılmamış, hükme esas alınan keşifte ise mahkemece tek bir mahalli bilirkişi beyanıyla yetinilerek karar verilmiş olmasının nedenleri hüküm yerinde gösterilip tartışılmadığı gibi komşu parsellerin tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar getirtilerek yerine uygulanmamış, yerel bilirkişi sözleri bu yolla denetlenmemiştir. Kaldı ki uzman bilirkişinin raporu da yetersizdir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişileri, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanık anlatımları arasında ve hükme esas alınan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri arasındaki aykırılık giderilmeli, mahkemece taşınmaz görülüp gözlenmeli, gözlem tutanağa geçirilmeli, gözlemi yansıtacak şekilde uzman ziraatçi bilirkişiden ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, taşınmaz üzerindeki muhdesat varsa cinsi adedi, yaşı belirlenmeli, zilyetliğin iradi olarak terk edilip edilmediği araştırılmalı, komşu parsellerin tespit tutanağı içeriği ve dayanakları belgelerle bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, bu suretle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilemez. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy