(3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 8 parsel sayılı 4944.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, satın almaya ve zilyetliğe dayanılarak davalı M.Y. adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine paylı tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kaydının uygulaması yetersiz ise de davalı dava konusu taşınmazla ilgili olarak 1971 yılından 1994 yılına kadar rızası ile ecrimisil ödediği, kadastro tespitinin 10.9.2001 tarihinde yapıldığı, davalının dayandığı tespite dayanak yapılan vergi kaydının taşınmaza ait olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davalının dava konusu taşınmaz için rızasıyla ecrimisil ödediği dikkate alındığında taşınmaz üzerinde fer'i zilyet olduğunun kabulü gerekir. Bu nitelikteki zilyetlik süresi ne olursa olsun, hukukça değer taşımaz. Öte yandan vergi kaydı mülkiyet belgesi değildir. Kaldı ki, davalı taraf 4.8.1993 günlü dilekçe ile taşınmazı bedeli karşılığında davacı Hazine'den satın almak istediğini öne sürerek dilekçe vermiştir. Hal böyle olunca dava konusu taşınmaz üzerinde davalının iktisap sağlayan süreye ulaşan nicelik ve nitelikte zilyetliğinin bulunmadığının kabulü gerekir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın kabulüne, taşınmazın davacı Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy