(3402 S. K. m. 20)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Tandır Köyü Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında; 154 ada 215 parsel sayılı 768,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Tandır Köyü halkının zilyetliğinde bulunduğundan pınar ve arsa vasfı ile davalı Tandır Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı C. Özdemir tapu kaydına dayanarak davalı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 154 ada 215 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı Tandır Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın davacı tarafın dayandığı dava dışı 214 ve 216 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören 31.7.1951 tarih 26 sayılı tescil hükmü ile oluşan tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Tutunulan tapu kaydının ifraz gördüğü dava dışı taşınmazlara revizyon gördüğü dosya içeriğiyle belirlenmiştir. Davacı taraf dayandığı kök tapu kaydının dava dışı 214 ve 216 parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas alınan tapu kayıtlarının iktisap nedeni dikkate alındığında dayanağı haritasının bulunabileceği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Ne var ki, mahkemece dayanılan kök tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı ifraz gördüğü dikkate alınarak ifrazın dayanağı haritaların bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tapu kaydının dayanağı haritasının bulunması halinde yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek yöntemine uygun şekilde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü yerine uygulanmamıştır.
Gerçekten kural olarak kayıtların haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için kök tapu kaydının dayanağı ile ifraz yoluyla oluşan müfrez tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle kök tapu kaydının dayanağı haritalar ile müfrez tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile tutulan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlenmeli, çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılmalı, ifraz yoluyla oluşan tapu kayıtlarının kapsamının kök tapu kaydı kapsamı içinde aranması gerektiği düşünülmeli, kök tapu kaydı ile müfrez tapu kayıtlarının dayanağı haritalar yok ise kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri esas alınarak kök tapu kaydı ve ifraz tapuları aynı yöntemlerle yerine uygulanmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Tandır Köyü Tüzel Kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy