(3402 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 716)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı Yunus Erdem tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 332 Ada 22 parsel sayılı 4653.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 329 Ada 108 parsel sayılı 7196.61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tapu kaydına, tapu dışı pay satışına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Sabriye ve Kadir Karadeniz adına tesbit edilmiştir. Davacı Yunus Erdem, miras yolu ile gelen hakka dayanarak Mustafa ve Sabriye Karadeniz aleyhine dava açmıştır. Yargılama sırasında maddi hata olduğunu öne sürerek Mustafa Karadeniz yerine, Kadir Karadeniz'i davaya dahil etmiştir. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tesbit gibi davalı Sabriye ve Kadir Karadeniz adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Yunus Erdem tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu taşınmazların davacı tarafın ortak miras bırakanı Mustafa Karadeniz'e ait olduğu, adı geçenin sağlığında taşınmazları oğlu Kadir'in eşi davalı Sabriye'ye bağışlayarak, taşınmazların zilyetliğini devir ve kısa elden teslim ettiği, Sabriye'nin eşi miras bırakan Mustafa'nın oğlu Kadir'in Zonguldak'ta çalıştığı, davalı Sabriye'nin kayınpederi miras bırakan Mustafa ile aynı çatı altında birlikte oturduğu, ona bakıp görüp gözettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Öte yandan dava konusu 332 ada 22 parsel sayılı taşınmaz dışında kalan 329 ada 108 parsel sayılı taşınmazı ise miras bırakan Mustafa'nın sağlığında kayden davalı Sabriye ile oğlu Kadir'e kayden devir ve temlik ettiği de dosya içeriği ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca 332 ada 22 parsel sayılı taşınmazın miras bırakan Mustafa ile Kadriye'nin aynı çatı altında oturduğu saptandığına göre kısa elden zilyetliğinin devir ve teslim edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davacı tarafın miras bırakanı Mustafa'nın sağlığında dava ve temyize konu taşınmazları davalı Sabriye'ye bağış yoluyla devir ve temlik ettiği, taşınmazların zilyetliğini de kısa elden teslim ettiği, dikkate alındığında davacının taşınmazlar üzerinde terekeden miras yoluyla gelen bir hakkının kalmadığının kabulü gerekir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 04.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy