(3402 S. K. m. 25)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Ömer Altıntop ve Emin Gönen tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece dava ve temyize konu 638,639 ve 640 parsel sayılı taşınmazların kadastro sırasında tutanaklarının düzenlenmediği bu nedenlerle uyumazlığın kadastro mahkemesince çözümlenemeyeceği genel mahkemece çözümleneceği gerekçe gösterilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava ve temyize konu 638,639 ve 640 parsel sayılı taşınmazların 1955 yılında kadastro tesbitlerinin yapıldığı ne var ki kadastro tesbit tutanağı ve eki belgelerinin kaybolduğu, tüm aramalara rağmen bulunamadığı daha sonra taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 8.11.2001 gününde, taşınmazların olağan yönteme göre kadastro tesbitlerinin yapılıp tutanaklarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Kural olarak bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde, genel mahkemenin görevi sona erer. Kaldı ki, dava dışı 637parsel sayılı taşınmaz hakkında da kadastro tutanağı düzenlenmiş açılan dava sonuçlanmış ve hükmün henüz kesinleşmediği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, yanlar arasındaki uyuşmazlığın kadastro mahkemesinde çözümlemesi zorunlu genel mahkemede görülmesi olanaksızdır. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. O halde dava ve temyize konu taşınmazların kadastro tesbit tutanaklarının düzenlendiği göz önüne alınarak uyuşmazlığın Kadastro Mahkemesinde çözümleneceği düşünülmeli, bu konuda taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri delillere toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, bir bölüm davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 25.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy