(3402 S. K. m. 14, 16)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 103 ada 1 ila 8 ve 18 parsel sayılı sırasıyla 22660.21 m2, 20968.27 m2, 17282.59 m2, 21712.93 m2, 9475.53 m2,9342.09 m2, 13834.27 m2 ve 14008.03 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar dava dışı taşınmazlara revizyon gören tapu ve vergi kaydının miktar fazlası olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir Aynı ada 19 parsel sayılı 327.734.55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır. Davacı Hüseyin Şahin ve paydaşları tapu ve vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı Cemil, Veyis ve Süleyman Aydın'da kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davacıların davalarının reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacılarca temyiz edilmiştir.
Davacı Veyis, Süleyman ve Cemil Aydın ile Hüseyin Şahin ve paydaşlarının temyizi dava konusu 103 ada 1 ila 8, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar hakkında oluşturulan hükme yöneliktir.
Dava ve temyiz konusu 103 ada 1 ila 8, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazların davacılar Hüseyin Şahin ve paydaşlarının tutunduğu tapu kaydının yüzölçümü ile kapsamında kalmadığı, taşınmazlar üzerinde davacılar Hüseyin Şahin ve paydaşları ile diğer davacılar Veyis, Süleyman ve Cemil Aydın'ın taşınmazlar üzerinde tesbit gününde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörüldüğü şekilde zemini ekonomik amaca uygun şekilde kullanmak suretiyle iktisap sağlayan süreye ulaşan zilletliklerinin bulunmadığı, kaldı ki, taşınmazların kültür arazisi niteliğinde olmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi, tanık sözleri ve toplanıp değerlendirilen diğer delillerle saptanmıştır. Delillerin değerlendirilmesi mahkemeye aittir.
Sonuç: Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ne var ki, dava konusu 103 ada 19 parsel sayılı taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edildiği davaların reddedildiği göz önüne alınarak 103 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmü uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken yanılgı ile tesbit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 3 bendinde yazılı 103 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına yerine 103 ada 19 parsel sayılı taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmasına sözlerinin yazılmasına ve hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy