(4721 S. K. m. 725)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 10.5.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden Cemal Dost vekili Av. Süleyman H.Şirin geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Cemal Dost 5 parsel sayılı 6448 m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerine önceki maliki babası Ahmet Şefik Dost'un izni ile bina yaptığını, imar durumu nedeniyle müstakil tapu kaydı alamadığını, kayıt maliki babası tarafından aidiyetinin tesbitini istedi, muhtesadın üzerinde bulunduğu taşınmazın kayden davalılara temlik edildiğini öne sürerek binanın mülkiyetinin tesbiti ile tapuya şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalılar Kamil Koç, Şaban Coşkun ve Meryem Coşkun davayı kabul etmişler, davalı Ali Demir davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, niteliği ve içeriği itibariyle davacının paydaşı bulunmadığı tapuda kayıtlı 5 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkindir. İncelenen dava dosyası kapsamına duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre tapu kaydı malikleri tarafından açılan, davacının paydaş olmaması nedeniyle tarafı olmadığı, paydaşlar arasında derdest ve görülmekte olan ortaklığın giderilmesine ilişkin bir davanın bulunduğu dikkate alındığında somut olayda, davacının haksız zenginleşme hükümlerine göre eda davası açabileceği tartışmasızdır. Öğretide ve uygulamada eda davası açılmasının mümkün bulunduğu hallerde tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava koşuludur. Bu olgu kamu düzenine ilişkindir. Bir bölüm davalının davayı kabul etmesi davacı yararına kişisel hak doğurur. Kuşkusuz bu olgunun davacı tarafından eda davası açıldığı takdirde mahkemece değerlendirilmesi mümkündür. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Delillerin değerlendirilmesi mahkemeye aittir.
Sonuç: Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Cemal Dost'un yerinde gülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 10.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy