(1086 S. K. m. 38, 73)
Dava: Muhdesatların aidiyetinin tespiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine ile davalı DSİ Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle aidiyetin tesbitine ilişkindir.
Aidiyetinin tespiti istenen muhdesatların kadastro sırasında mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen 249 parsel sayılı taşınmaz hakkında idari yoldan oluşturulan tapu kaydına ifraza dayanılarak oluşturulan 1923 parsel sayısı altında işlem gören taşınmaz üzerinde bulunduğu ve sözü edilen kaydın Özel İdare Müdürlüğü adına oluştuğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kural olarak meraların çıplak mülkiyeti Hazineye intifaı Köy Tüzel Kişiliğine aittir. Ne var ki aidiyetinin tespiti istenen muhdesatların mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen 249 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün idari yoldan oluşan tapu kaydına dayanılarak ifraz yoluyla oluşan 1923 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu dikkate alındığında davada Özel İdare Müdürlüğünün taraf olması zorunludur. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davanın açıldığı günde Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği davanın gerçek hasmı olmadığından adı geçenlere yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verileceği tartışmasızdır. O halde mahkemece bu olgular dikkate alınarak ve DSİ Genel Müdürlüğünün davada taraf olmasının zorunlu bulunduğu ve bu davanın tarafı olduğu gözönünde tutularak Özel İdare Müdürlüğüne dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, adı geçenden davaya karşı diyecekleri sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine ile davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, DSİ Genel Müdürlüğünden peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy