(3402 S. K. m. 9, 12, 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 4059 parsel sayılı taşınmaz tutanağında açıklanan nedenlerle yüzölçümü ve malikhanesi boş bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Davacı Ahmet B. ve arkadaşları miras bırakanları Recep Bölükbaşı'nın dava konusu taşınmazı tesbitten sonra kayden satın aldığını öne sürerek, taşınmazın boş bırakılan malikhanesinin Recep mirasçıları adına doldurulması istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davaların görevsizlik nedeniyle reddine, taşınmazın Mustafa K. adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 4059 parsel sayılı taşınmazın olağan yönteme göre kadastro tesbitinin yapıldığı tutanağının 29.9.1962 gününde 344 sayılı yazı ile 5602 sayılı yasanın yürürlükte bulunduğu tarihte gezici arazi kadastro mahkemesine gönderildiği, tüm aramalara rağmen kaybolan tutanağın bulunamadığı, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler ile dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle dava ve temyize konu 4059 parsel sayılı taşınmazın tesbit tutanağının aslı ya da onaylı örneği Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünden istenmeli, tutanak yok ise sözü edilen taşınmaz hakkında düzenlenen ve kaybolan tutanakla ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Genel Müdürlüğünden taşınmazın tesbitinde saptanan maddi ve hukuki nedenlerin dayanağı bilgi ve belgeleri içeren evraklar var ise getirtilmeli, bu olgular gözönüne alınarak taşınmaz hakkında yetkili idari merciler tarafından olağan yönteme uygun şekilde yeniden kadastro tutanağı düzenlettirilmeli, getirtilen tutanak dava dosyası ile birleştirilmeli, taraflardan tutanağa karşı diyecekleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek taşınmazın tutanağının düzenlenip düzenlenmediği, yukarıda açıklanan biçimde araştırılmadan ve tutanak düzenlenmemiş ise yeniden olağan yönteme göre tutanak düzenlettirilmeden hüküm oluşturulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm oluşturulması dahi isabetsiz davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy