(6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Muhdesatın tesbiti istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı taraf Kocaali İlçesi, Hızar Mahallesinde kain 2090 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan fındık ağaçlarının muhdesatların mülkiyetinin kendi adına tesbiti istemiyle, davalı hazine DSİ Genel Müdürlüğü ve Kocaali Belediye Tüzel Kişiliğini hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece, davalı DSİ Genel Müdürlüğüne yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara yöneltilen davaların kabulüne, dava konusu Kocaali İlçesi Kestane tarla mevkiinde bulunan, batısı ve doğusu davacıya ait fındıklık, kuzeyi Abdullah Yargın fındıklığı, güneyi Müzeyyen Ekrem fındıklığı ile çevrili uzman bilirkişi tarafında düzenlenen 17.11.2004 günlü haritada 6955.62m2 yüzölçümündeki taşınmaz üzerinde bulanan fındık ağaçlarının davacıya ait olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davalılardan hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, dava niteliği ve içeriği itibariyle 2090 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tesbitine ilişkindir.
Mahkemece, hüküm yerinde gösterilen gerekçelerle davalı Hazine ile Belediye Tüzel Kişiliğine yöneltilen davaların kabulüne karar verilmiş ise de, saptanan dava niteliği dikkate alındığında, mahkemece yapılan araştırma, soruşturma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava ve temyize konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 2090 sayılı taşınmazın hükmen orman niteliği ile tapuya tescil edildiği ve daha sonra 6831 sayılı Orman Kanununun değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca, orman sınırları dışına çıkarıldığı hükme dayanak yapılan uzman ormancı bilirkişi raporunda açıklanmıştır. Ne var ki yerel mahkemenin bu konuda yaptığı araştırma ve uygulama yetersiz olduğu gibi yöntemine de uygun değildir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava ve temyize konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 2090 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede ilk, kez yapılan orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra 6831 sayılı Orman Kanununun 1744 sayılı kanunla değişik 2 aynı yasanın 2896, 3302, 3373 sayılı kanunlarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca orman sınırlarında değişiklik yapılmış ise, sözü edilen değişikliklerle ilgili yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve mazbatalar kesinleşme günlerini de gösterecek şekilde Orman İdaresinden getirtilmeli, öte yandan dava ve temyize konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 2090 parsel sayılı taşınmazın hükmen orman sayılan yerlerden olduğunu belirleyen ve kesinleşen hüküm ile dayanağı dava dosyası da getirtilmeli, ayrıca dava ve temyize konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 2090 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza dıştan komşu taşınmazları bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik haritada kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve üç kişiden oluşacak uzman ormancı bilirkişi kurulu aracılığıyla taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle geniş kapsamlı kadastro paftası ile bölgede ilk kez yapılan orman sınırlandırılması ile ilgili ve daha sonra orman sınırlarında yapılan değişikliklerle ilgili haritalar ile 2090 parsel sayılı taşınmazın hükmen orman sayılan yerlerden olduğunu belirleyen ilamın dayanağı, haritanın ölçekleri eşitlendikten sonra, yerine çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden de yararlanmalı, uzman bilirkişiler kurulundan keşfi izlemeye bilirkişi denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bu yolla dava ve temyize konu muhdesatların üzerinde bulunduğu 2090 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olup, olmadığı, orman sayılan yerlerden iken daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunun 1744 sayılı kanunla değişik 2 yada aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 sayılı yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmadığı duraksamasız belirlenmeli, bunan sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece böylesine bir araştırma, soruşturma ve uygulama yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlere yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 22.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy