(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. İnalcı mirasçıları ile davacı M. Akçit tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davalı H. İnalcı'nın temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki önceki günlü hüküm onanarak kesinleşmiştir. Oluşturulan sonraki günlü hükümle de aleyhinde herhangi bir hukuksal durum yaratılmamıştır. Hal böyle olunca H. İnalcı mirasçılarının hükmü temyizde hukuksal yararlarının bulunmadığı kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmayan H. İnalcı mirasçılarının temyiz inceleme isteklerinin REDDİNE,
2- M. Akçit mirasçıları ile M. Akçit'in paydaşlarının temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca sevk edilen ve uyulması zorunlu bulunan yerel mahkemece oluşturulan direnme kararının ilamında açıklanan hukuksal nedenlerle bozulmasına ilişkin ilamda açıklanan biçimde araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Kural olarak direnmeyi kapsayan yerel mahkeme hükmü bozulduğuna göre orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.
Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece direnmeyi kapsayan yerel mahkeme hükmünün bozma kararında vurgulanan maddi ve hukuksal olguların gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Özellikle M. Akçit mirasçıları yönünden bozma kararında öngörüldüğü biçimde davada taraf koşulu oluşturulduğu ve davanın Asliye Mahkemesinde kadastro mahkemesi sıfatıyla görüldüğü, kadastro mahkemesinde görülmekte olan davalarda ise usulün 409.maddesi hükmünün uygulama yeri olmadığı göz ardı edilerek adı geçenlerin davası hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi hüküm yerinde de dava konusu taşınmazın tesbitte olduğu gibi H. İnalcı adına tesbitine ve Hazine uhdesine tesciline biçiminde infazı mümkün olmayacak şekilde kendi içerisinde çelişen biçimde bozulmasına ilişkin Yüksek Hukuk Genel Kurulu kararında belirtilen biçimde hüküm kurulması da isabetsizdir. O halde yerel mahkemece oluşturulan uyulması zorunlu direnme kararının bozulmasına ilişkin Yüksek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca sevk edilen bozma kararında açıklanan şekilde araştırma ve uygulama yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek kadastro hakiminin doğru ve infazı mümkün sicil oluşturmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece Yüksek Hukuk Genel Kurulunca sevk edilen bozma kararının gerekleri tümü ile yerine getirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı M. Akçit mirasçılarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 7.880.000 TL (7.88 YTL) ilam harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy