(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı A. Ş. Yılmaz tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 109 ada 70 parsel sayılı 1886,69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve satın alma yoluyla geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı A. Ş. Yılmaz adına tespit edilmiştir. Davacı K. Yılmaz taşınmazın ortak miras bırakan Ş. Yılmaz'dan kaldığını satışın geçersiz olduğunu öne sürerek ve miras hakkına dayanarak Ş. Yılmaz mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında ise davasını alt miras bırakanı S. Yılmaz'ın payıyla sınırlamıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 109 ada 70 parsel sayılı taşınmazın tespitinin kısmen iptaline, 9.2.2005 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen sarı taralı 457.03 m2 bölümünün Ş. oğlu S. Yılmaz mirasçıları adına, (A) harfi ile gösterilen kırmızı taralı 457.71 m2 ve (C) harfi ile gösterilen yeşil taralı 971,95 m2 bölümlerin davalı A. Ş. Yılmaz adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı A. Ş. Yılmaz tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı A. Ş. Yılmaz'ın temyizi 109 ada 70 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi Halil Koçhisar tarafından düzenlenen 9.2.2005 günlü haritada sarı renklerle taralı (B) harfi ile işaretli 457,03 m2 yüzölçümünde davacı taraf adına tescile karar verilen bölümle ilgili hükme yöneliktir.
Tapuda kayıtlı olmayan dava konusu 109 ada 70 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kadastro tespit gününe kadar davalı tarafın 20 yılı aşkın süre ile zilyet bulunduğu tespit gününde taşınmazın tümü üzerinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Davacı taraf dava ve temyize konu taşınmazın ortak miras bırakanı Ş.'den kaldığını yöntemine uygun şekilde kanıtlayamamıştır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, dava konusu taşınmazın tümünün tespit gibi davalı taraf adına tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalı A. Ş. Yılmaz'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy