(1086 S. K. m. 91, 92, 151)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı N. Özçalık mirasçıları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 2859 sayılı yasa hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Bir bölüm davalı vekili ile davada vekille temsil edilmeyen davalı F. Özçelik'in iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmaz başında yapılan keşifte düzenlenen 6.4.2004 günlü keşif tutanağı içeriğine göre kendilerine yöneltilen davayı kayıtsız koşulsuz kabul ederek, bu doğrultudaki beyanlarını usulün 151.maddesi hükmü uyarınca imzaları ile belgelendirdikleri anlaşılmaktadır.
Kural olarak feragat, kabul gibi irade beyanları yöntemine uygun şekilde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Feragat ve kabul ile dava kendiliğinden son bulur. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Mahkemece vekille temsil edilen bir bölüm davalının vekili ile davada vekille temsil edilmeyen Fatma'nın kendilerine yöneltilen davayı yöntemine uygun biçimde kabul ettikleri kabulden dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal nedenin öne sürülmediği de gözönüne alınarak yöntemine uygun şekilde gerçekleşen kabule değer verilmek suretiyle hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre; sicillerin doğru tutulmasından devlet, dolayısıyla hazine sorumludur. Hal böyle olunca, sicillerin infazı mümkün doğru olarak oluşturulması gereklidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgu ile ifrazın mümkün olmadığı gözönünde tutularak oranlamanın buna göre yapılması gerekirken, yanılgı ile hükmün gerekçesinde ve hüküm yerinde 67600/132757 payın davacılar adına tesbit ve tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgı ile hüküm yerinde 67600/13757 payın tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendindeki 67600/13757 rakamlarının hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine 67600/132757 rakamlarının yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy