(3402 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 362 ada 3 ve 379 ada 103 parsel sayılı sırasıyla 20.087.69 m2 ve 10.663.10 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı tapu kayıtlarına dayanılarak davalı hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Seyit Halil Ünal satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacı Seyit Halil Ünal adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazinenin temyizi dava konusu 362 ada 3 ve 379 ada 103 parsel sayılı taşınmazların davacı Seyit Halil Ünal adına tapuya tesciline ilişkin hükme yöneliktir.
1- Dava konusu 362 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı hazinenin tutunduğu 4.2.975 tarih 9 sayılı tapu kaydının kapsamında kalmadığı, taşınmaz üzerinde tesbit gününde davacı Seyit Halil Ünal yararına 3402 sayılı kadastro kanunun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu öne sürülmemiştir. Delillerin değerlendirilmesi mahkemeye aittir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı hazinenin 362 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkında oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
2- Davalı hazinenin dava konusu 379 ada 103 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelen temyiz itirazlarına gelince; Davalı hazine tapu kaydına ve 3.5.974 gün 1973/104-1974/181 E.K sayılı Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesince oluşturulan ve kesinleşen hükme dayanmıştır. Her ne kadar davalı hazinenin dayandığı kesin hükümde davacı Seyit Halil Ünal'ın taraf olmadığı, dikkate alındığında onu bağlamayacağı kuşkusuzdur. Ne var ki, sözü edilen kesin hükümde dava ve temyiz konusu 379 ada 103 parsel sayılı taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca hazineye kaldığı belirlenmiştir. Kural olarak kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca hazineye kalan taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı kuşkusuzdur. Bu olgu güçlü delil niteliğindedir. Kuşkusuz güçlü delilin aksi daha güçlü bir delille kanıtlanabilir ise de güçlü delilin aksi kanıtlanmamıştır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular karşısında davalı hazinenin davasının kabulüne, dava ve temyiz konusu 379 ada 103 parsel sayılı taşınmazın davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy