(3402 S. K. m. 9) (1086 S. K. m. 455)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Habibe Ö. ve arkadaşlarının istemi usulün 455 ve onu izleyen maddeleri hükmüne dayalı tavzih istemine ilişkindir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşe göre dilekçe içeriği tavzih isteyenin bu yoldaki, iddiası davalı tarafın savunması ve dosya kapsamına göre isteğin kabulü halinde hükmün özünün ve sözünün değişmemesi gerekir. Kural olarak, tavzih isim,sıfat, şöhret ve basit daktilo hatalarına yönelik yanılgıların hükmün özünü ve sözünü değiştirmeksizin düzeltilmesine ilişkin usuli bir istemden ibarettir. Tavzih istemine konu mahkemece oluşturulan 22.5.2002 günlü hükümde davanın kısmen kabulüne, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 11.9.2001 günlü rapor ve eki harita 214 parsel sayılı taşınmazın haritasında (A) harfi ile işaretli 3036.54 m2, 215 parsel sayılı taşınmazın haritada (B) harfi ile işaretli 283.47 m2 yüzölçümündeki bölümlerine ait davalılar adına oluşan tapu kayıtlarının iptaline davacılar ile asli müdahil hazine adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ise de, hüküm yerinde davacılar ile asli müdahil hazinenin payları yöntemine uygun doğru ve infazı mümkün olacak şekilde gösterilmediğinden mahkeme hükmünün infazının tapu sicil müdürlüğünce yerine getirilemediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davacılar ile davaya katılan hazinenin tutunduğu 24.4.1933 tarih 3 sayılı tapu kaydı müşterek mülkiyet hükümlerine göre Ahmet oğlu Hasan, Kerim oğlu Ahmet ve Abdullah kızı Hasane adına oluşmuştur. Sözü edilen kayıtta her bir paydaşın 1/3 oranında payı bulunmaktadır. Tapu kayıt maliklerinden Hasan çocuksuz öldüğünden mirasının 1/2 payını eşi İkbal Nasip E.'na bıraktığı kuşkusuzdur. İkbal Nasip E.'nun da çocuksuz ve başka mirasçı bırakmaksızın 1987 yılında öldüğü belirlenmekte mirasının hazineye kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca tapuda kayıtlı olduğu anlaşılan taşınmazın tümü 6 pay kabul edilerek bir payının davaya katılan hazineye, 3 payının davacı Kerim oğlu Ahmet Y. mirasçılarına, 2 payının ise davacı Abdullah kızı Hasane Y. mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu olgular ile doğru ve infazı mümkün olacak şekilde hüküm oluşturulmasının zorunlu olduğu dikkate alınarak gerektiğinde konusunda uzman bir bilirkişiye dava dosyası tevdi edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmalı ve sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Habibe Özden ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile tavzih isteminin reddine ilişkin hükmün BOZULMASINA, 06.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy