(3402 S. K. m. 19)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi, davalı Fatma Yavaş vekili Av. Burhan Apaydın tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen belgede de gösterilen 7.6.2005 günü belirlenen saatte duruşma oturumu açıldı, yoklama yapıldı, davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile davalı Fatma Yavaş vekiline 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun biçimde tebligat yapıldığı adı geçenlerin gelmedikleri görüldü, davalı Fatma Yavaş vekili Av. Burhan Apaydın 6.6.2005 günlü sıhhi mazeretini gösteren FA. örneği ve eki belgeler okundu, duruşmanın ertelenmesini istediği ve masraf vermediği anlaşıldı;
Davalı Fatma Yavaş vekilinin gönderdiği 6.6.2005 günlü mazeretini gösteren FA.'ın ve eki belgelerin içeriği dikkate alınarak makbul ve makul sıhhi mazeretinin kabulüne, duruşmanın 12.7.2005 Salı günü saat 9.00'a bırakılmasına karar verildi.
Anılan gün ve saatte duruşma açılmış olmakla yoklama yapıldı davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili ile davalı Fatma Yavaş vekili Av. Burhan Apaydın'ın gelmedikleri çağırılmakla anlaşıldığından temyiz incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Tetkik hakiminin raporu okundu, dosyadaki belgeler incelendi, Tetkik Hakiminin sözlü açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 108 ada 192 parsel sayılı 37.534,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Fatma Yavaş ve paydaşları adına tesbit edilmiştir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili kadastro tesbitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının geldisini oluşturan kayıtlarda vakıf şerhi olmasına rağmen kadastro tesbit tutanağının beyanlar hanesinde bu hukuksal olgunun gösterilmediğini, şerh verilmediğini öne sürerek, Nakşidil Valide Sultan Vakfından icrateynli şerhinin beyanlar hanesinde gösterilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davalı Fatma Yavaş ve paydaşları adına payları oranında tapuya tesciline dava ve temyiz konusu 108 ada 192 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının beyanlar hanesine istek gibi nakş-i dil valide sultan vakfından icareteynli şerhinin işlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı Fatma Yavaş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 108 ada 192 parsel sayılı taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Fatma Yavaş ve paydaşları adına tesbit edilmiştir. Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü dava ve temyize konu 108 ada 192 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının geldisini oluşturan kök tapu kaydındaki nakş-i dil valide sultan vakfından icareteynli şerhinin 3402 sayılı K.K.nun 19. maddesi hükmü uyarınca tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiğini öne sürerek dava açmıştır.
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler göre dava ve temyize konu 108 ada 192 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine dayanak yapılan tapu kaydının kapsamında kaldığı yanlar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen bu olgu mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık dava ve temyize konu 108 ada 192 parsel sayılı taşınmazın tesbit tutanağı ile kütüğün beyanlar hanesinde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi hükmü uyarınca Nakş-i Dil Sultan Vakfından İcareteynli Şerhinin gösterilip gösterilmeyeceği yönünde toplanmıştır. 108 ada 192 parsel sayılı taşınmazın tesbitine dayanak yapılan davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının geldisini oluşturan kök tapu kaydında davacı Vakıflar Genel Müdürlüğünün davasının dayanağını oluşturan nakş-i dil valide sultan vakfından icareteynli şerhinin bulunduğu dikkate alındığında kök tapu kaydının tedavüllerini oluşturan tesbite dayanak yapılan tapu kayıtlarında sözü edilen şerhin bulunmamış olması ya da gösterilmemiş olması sonuca etkili değildir. Açık bir anlatımla kök tapu kaydının tedavülünü oluşturan dava ve temyize konu 108 ada 192 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu kaydının sözü edilen şerhle sınırlı olmak üzere gerçeği yansıtmayan sicil niteliğindedir. Davalı taraf davacı Vakıflar Genel Müdürlüğüne taviz bedeli ödediğini öne sürmemiş, bu yolda herhangi bir savunma yapmadığı gibi bir kayıt ve belgede ibraz etmemiştir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Fatma Yavaş vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 12.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy