(3402 S. K. m. 12, 25) (1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin olarak daireden verilen 7.2.2005 gün ve 2005/183-269 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, tetkik hakiminin raporu ve dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu 448 ada 11 parsel sayılı taşınmaz olarak tesbit gören, daha sonra 2981 sayılı imar yasası uyarınca 2789 ada 1 parsel sayısı altında işlem gören taşınmaz hakkında kadastro mahkemesine, davacı Kazım tarafından davalı Hazine ile yargılama sırasında, davaya dahil edildiği saptanan Belediye Tüzel Kişiliği arasında görülen dava sonucunda, yerel mahkemece oluşturulan davanın kabulü doğrultusunda ve dava konusu taşınmazın Kazım mirasçıları adına tescilini içeren hükmün kesinleştiği ve kadastroca taşınmaz hakkında tapu sicili oluşturulduğu ve çapının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacı hazinenin kadastro mahkemesine açtığı görülmekte olan davanın kesinleşen kadastroya karşı açılan bir dava olduğunun kabulü gerekir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere ve özellikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25 ve onu izleyen maddeleri hükmüne göre kesinleşen kadastroya karşı açılan davaların genel mahkemede çözümlenmesi zorunlu, kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksızdır. Görev kamu düzenine ilişkindir. Açıklanan nedenlerle istek olmasa bile sözü edilen hukuksal olgu yargılamanın her aşamasında, mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Kuşkusuz kesinleşen kadastroya karşı genel mahkemede açılan davalar koşullarının varlığı halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi hükmü uyarınca genel mahkemede çözümlenecektir. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, tutanak ve eki belgelerin onaylı örneklerinin dosyada alıkonularak kütüklerin devri halinde asıllarının tapu sicil müdürlüğüne aksi halde kadastro müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken az yukarıda tarih ve sayısı belirtilen daire kararı ile yerel mahkemece oluşturulan hüküm yanılgı ile onandığı belirlenmiş olmakla davacı hazinenin karar düzeltme istemi bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 07.02.2005 gün, 2005/183-269 E.K. sayılı Daire onama kararının kaldırılmasına hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy