(818 S. K. m. 55)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Türk Telekom A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü.
Karar: Davacı Türk Telekomünikasyon A.Ş.ti davalı İSKİ Genel Müdürlüğü adına kazı çalışmaları yapan Mescioğlu İnş. San ve Tic LTD Şti nin yaptığı kazı çalışmaları sırasında davacı şirketin tesislerine 4.741.493.433 TL tutarında maddi zarar verdiğini meydana gelen zararın haksız fiilin meydana geldiği 19.9.2002 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faizle birlikte tahsili istemiyle dava açmıştır. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü kendilerinin somut olay nedeniyle sorumlu olmadıklarını meydana gelen zarardan yüklenici davalı şirketin sorumlu olduğunu ilgili davalı yüklenici şirket ise ihaleye uygun çalışma yaptıklarını, davacı tarafın elaman bulundurmadığını bu nedenle kusurlu olmadıklarını öne sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece İSKİ'ye yöneltilen davanın reddine diğer davalıya yönelik davanın kabulüne, 4.741.493.433 TL maddi tazminatın haksız eylemin meydana geldiği 19.9.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davacı Türk Telekom A.Ş.ti tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiile dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davalı İSKİ ile davalı yüklenici şirket arasında yapılan sözleşmenin 24.maddesi hükmünde davalı İSKİ'nin diğer davalı yüklenici şirket üzerindeki nezaret, mürakabe, denetim ve kontrol yetkisinin devam ettiği saptanmıştır. Borçlar Kanunun 55.maddesi hükmü uyarınca davalı İSKİ'nin diğer-davalı yüklenici şirket ile birlikte zincirleme sorumlu tutulması gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan davacı tarafın dava dilekçesinde avans faizi isteminde bulunduğu tartışmasızdır. Ne var ki mahkemece reeskont faizine hükmedilmiştir. Tarafların sıfatı dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken, hüküm yerinde reeskont faizine hükmedilmesi de isabetsiz olduğundan davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı tarafça yatırılan peşin harcın ilgisine iadesine, 31.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy