(1086 S. K. m. 237)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de duruşma masraflarını yatırmadığından duruşma isteminin reddine, dosyanın duruşmasız olarak incelenmesine karar verildi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin raporu ve açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Taraflar 1969/190, 972/96 E.K sayılı 21.3.972 ve 995/241- 996/18 E.K sayılı 8.2.996 günlü kesin hükümlere dayanmıştır. Ne var ki, sözü edilen ilamlar ve dayanağı dava dosyaları getirtilip incelenmemiş, kesinleşip, kesinleşmedikleri duraksamasız belirlenmemiş, ilamda, kim ya da kimlerin taraf olduğu saptanmamıştır. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunlu olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan yanlar arasında, koşulları usulün 237. maddesi hükmünde öngörülen biçim ve nitelikte kesin hükmün varlığının belirlenmesi halinde, aynı taşınmaz ya da taşınmazlara ilişkin sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesinin zorunlu olduğu kesin hükmün akti ve irsi haleflerini bağlayacağı düşünülmemiştir. Kaldı ki sözü edilen ilamlar kesin hüküm oluşturmasa bile güçlü delil niteliğindedir. Kuşkusuz güçlü delilin aksi daha güçlü delillerle kanıtlanabilir. Her ne kadar bilgilerine başvurulan yerel bilirkişi ve tanıklar dayanılan kesin hükümlerin dava konusu taşınmazlara ait olduğunu haber vermiş iseler de yanlar arasında az yukarıda açıklanan biçimde, bir kesin hüküm bulunup, bulunmadığı var ise kapsamı yöntemine uygun şekilde belirlenmemiştir. O halde hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma ve soruşturma yapılmalı, özellikle tarafların dayandığı kesin hükümlerle ilgili ilamların dayanağı dava dosyaları getirtilip incelenmeli, ilamların kesinleşip, kesinleşmediği duraksamasız belirlenmeli, sözü edilen ilamlar kesinleşmiş ise yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, kadastro paftasının ölçeği ile dayanılan kesin hükümlerin dayanağı ilam ve eki haritaların ölçekleri eşitlenmeli, yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, kesin hükmün dayanağı haritalar yerine uygulanamıyor ise ilamlarda tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, ilamlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri varise bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı bu yolla kesin hükümlerin kapsamı sağlıklı biçimde saptanmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde araştırma ve uygulama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tümü ile yerine getirilmeksizin ve orada öngörülen ve az yukarıda açıklanan biçimde araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy