(3402 S. K. m. 36)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Mehmet Yeşilöz tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 531 ada 57 ve 60 parsel sayılı sırasıyla 71332,81 m2 ve 99345.25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ayrı tapu kayıtlarına dayanılarak Mehmet Yeşilöz, Fatma Yeşilöz, Ömer Taylan, Ahmet Yeşilöz ve Hediye Kibar adına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Davacı Mehmet Yeşilöz annesi Fatma Yeşilöz'ün payını ölünceye kadar bakma akdi ile, Osman Taylan'ın payını ise Ömer Taylan'a temlik edilmeden önce satın aldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gereğince davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davacı Mehmet Yeşilöz tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın kendisine verilen önel içerisinde keşif giderlerini yatırmadığından söz edilmek ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava paya yönelik olup kadastro tespitine dayanak yapılan tarafların tutunduğu tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ne var ki, mahkemece taşınmazlar başında keşif yapılmasının zorunlu olduğu hüküm yerinde gerekçeleri gösterilmek suretiyle irdelenmemiştir.
Somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı Mehmet Yeşilöz'e aittir. Davacı taraf, dava konusu taşınmazların kadastro tespitine dayanak yapılan tarafların dayandığı tapu kayıtlarının maliki ve miras bırakan babası Hüseyin'in eşi ve kendisinin de annesi olan Fatma'nın 1992 yılında vefat ettiğini annesi Mustafa kızı Fatma ile aralarında sağlığında ve tespit gününden önce resmi şekilde noterce düzenlenen 1.6.1989 tarih, 6177 yevmiye numaralı, ölünceye kadar bakma akdi bulunduğunu, ayrıca Hüseyin mirasçılarından kardeşi 1991 yılında vefat ettiği saptanan Emine Taylan mirasçılarından Osman'ın da taşınmazdaki miras payını satın aldığını öne sürmüştür. Hal böyle olunca somut olayda davacı Mehmet Yeşilöz'ün, bakım borçlusu olarak vefat ettiği belirlenen bakım alacaklısı annesine karşı bakım borcunu yerine getirip getirmediğinin ve kök miras bırakan Hüseyin'in mirasçısı kardeşi Emine'nin mirasçılarından Osman'ın, kendisine miras yoluyla annesi Emine'den gelen miras payını satın alıp almadığının belirlenmesinden ibarettir.
Kuşkusuz delillerin takdiri mahkemeye aittir. Takdirilik keyfilik değildir. Deliller takdir edilirken objektif kıstaslara göre tahlil ve takdir edilmesi, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlerdendir. Gerçekten mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmazlar başında keşif yapılacağı düşünülse bile yerel mahkemenin gerekçesinde de bir isabet bulunmamaktadır. Dosya içeriğine ve özellikle 7.12.2004 günlü oturum ara kararının niteliği ve kapsamına göre, mahkemece taşınmazlar başında 31.1.2005 gününde keşif yapılacağı, davacı tarafa keşif giderlerini 5.1.2005 tarihine kadar mahkeme veznesine depo etmesi için önel verildiği, davacı tarafın keşif gününden önce kendisine verilen önelden sonra 27.1.2005 gününde keşif giderlerini mahkeme veznesine depo ettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Kaldı ki, keşif giderleri keşif gününden önce mahkeme veznesine depo edildiği halde mahkemece belli gün ve saatte keşfin hangi maddi yada hukuksal nedenlerle yapılmadığı, keşfin yapılmamasının yasal nedenlerini gösteren bir tutanakta düzenlenmemiştir. Hal böyle olunca yerel mahkemece oluşturulan 7.12.2004 günlü ara kararı gereklerinin yerine getirilmediğinden söz edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Bu olgular karşısında mahkemenin gerekçesinde de bir isabet bulunmadığı kuşkusuzdur. O halde az yukarıda saptanan hukuksal olgular gözönüne alınarak taraflardan varsa başkaca delilleri sorulup saptanmalı, uyuşmazlığın niteliği ve içeriği dikkate alınarak ve taşınmazlar başında gerektiğinde keşif yapılarak tarafların göstereceği tanıklar dinlenilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Mehmet Yeşilöz'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 06.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy