(766 S. K. m. 2) (6831 S. K. m. 2) (3402 S. K. m. 6, 7, 8)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 2860 parsel sayılı taşınmaz dava dışı Hasan ve Mustafa Mutlu adına paylı olarak tesbit edilmiştir. Orman idaresinin itirazı üzerine kadastro komisyonunca taşınmazın tesbiti iptal edilerek temyize konu taşınmaz orman niteliğiyle tesbit dışı bırakılmış ve kadastro komisyon kararı kesinleşmiştir. Davacı hazine taşınmazın orman kadastro komisyonunca orman sınırları dışına çıkarıldığını, ancak malik hanesinin boş bırakıldığını, halen davalıların kullanımında olduğunu öne sürerek Feyzullah Yaman ve arkadaşları aleyhine Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece dava dilekçesinin mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 2860 parsel sayılı taşınmazın dava dışı Hasan ve Mustafa Mutlu adına tesbit edildiği, orman idaresinin itirazı üzerine, kadastro komisyonunca dava konusu taşınmazın tespiti iptal edilerek, o günde yürürlükte bulunan 766 sayılı tapulama kanununun 2. maddesi hükmüne göre kadastro dışı bırakıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Hazine taşınmazın Orman Kadastro Komisyonunca 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun değişik 2/B maddesi hükmü gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığını malikhanesinin doldurulması gerektiğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılacak ve açılmış davaların genel mahkemede görülmesi zorunlu, kadastro mahkemesinde çözümlenmesi olanaksızdır. Dava konusu taşınmazın tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile kadastro dışı bırakıldığı belirlendiğine göre tesbit gününde düzenlenen ve kadastro komisyonunca iptal edilen tutanağın hukuksal bir değeri kalmamıştır. Hal böyle olunca taşınmazın tesbit gününde düzenlenen tutanağının iptal edildiği dikkate alındığında malikhanesinin doldurulmasının da söz konusu olamayacağı tartışmasızdır. Orman kadastro komisyonunca yapılan yönetimsel işlem bir başka deyişle orman sınırlarını belirleme işlemi dava ve temyize konu taşınmazın tanımlamasını sonradan yürürlüğe giren 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 6, 7 ve 8. maddeleri hükmünde açıklanan biçimde tutanağın düzenlendiği anlamına gelmez.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy