(3402 S. K. m. 12, 13, 14, 15)
Dava: Kadastro tespitine dayalı olarak oluşan tapu kaydının iptali istemi ile açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 222 ada 46 parsel sayılı 2257m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı aynı ada 38 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören tapu ve vergi kaydının miktar fazlası olarak davalı hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Seyfullah Öyke tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka, tapu dışı paylaşmaya, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak kadastroca davalı hazine adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Davacı dışındaki diğer tapu kaydı maliki Salih mirasçıları hazine yanında davaya dahil edilmişlerdir. Davalı hazine davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar davayı kabul etmişlerdir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı Seyfullah Öyke adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava niteliği ve içeriği itibariyle 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi hükmüne dayalı kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Dava ve temyize konu taşınmazın davacının tutunduğu 21.8.1934 tarih 27 sayılı sicilden gelen 29.4.1940 tarih, 121 sayılı davacının ortak miras bırakanı Salih Öyke adına oluşan tapu kaydının değişmez nitelikteki sınırlarıyla kapsamında kaldığı, paylaşıldığı, taşınmazın davacı Seyfullah Öyke'nin miras payına isabet ettiği, taşınmaz üzerinde, tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davacı Seyfullah Öyke yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 13, 14 ve 15. maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, bilirkişi ve tanık sözleri, uzman bilirkişinin krokili raporu, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Delillerin değerlendirilmesi mahkemeye aittir. Bu nedenle ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA hazineden ilam harcı alınmasına yer olmadığına, 06.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy