(3402 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Balya Şubesi vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 105 ada 12 parsel sayılı 19700m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı Balya Ziraat Bankası A.Ş. adına tesbit edilmiştir. Davacılar Ali ve Selim Ömür ile Ahmet Çoban ve Kemal Değirmenci satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı bankaya ait tapu kaydının hukuki kıymetini yitirdiğini ve taşınmazın dört ayrı bölüm halinde kullanıldığını öne sürerek dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 105 ada 112 parsel sayılı taşınmazın tesbitiin iptaline, uzman bilirkişinin haritalı raporunda (A) harfi ile işaretli 9000m2 yüzölçümündeki bölümün davacı Ali Ömür, aynı haritada (B) harfi ile işaretli 2800m2 yüzölçümündeki bölümün ise davacı Kemal Değirmenci, (C) harfi ile işaretli 1.400m2 yüzölçümündeki kesimin davacı Ahmet Çoban, (D) harfi ile işaretli 5.500m2 yüzölçümündeki bölümünde davacı Selim Ömür adına tesciline, haritada çıkmaz tarla yolu olarak işaretli 1000m2 yüzölçümündeki kesimin ise tescil harici bırakılmasına, 23.12.2004 tarihli krokili raporun kararın eki sayılmasına, karar verilmiş, hüküm davalı T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Balya Şubesi vekili tarafında temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan uyuşmazlığın niteliğine göre, mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davalı Ziraat Bankası'nın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı taraf satıcıları tapu kayıt maliklerini davalı bankaya olan borçlarını ödediklerini, kendilerinin dava ve temyize konu 105 ada 12 parsel sayılı taşınmazı tapu dışı işlemle satın aldıklarını öne sürerek dava açmışlardır.
Kural olarak, öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, maddi vakıaları bildirmek yanlara, hukuki sebebi belirlemek hakime aittir.
İddianın öne sürülüş biçimine ve davalı tarafın savunmasına ve özellikle davalı T.C. Ziraat Bankası'nın 31.8.1942 tarih 89 sayılı yazıları içeriğine, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, fotokopi örneği dosyaya ibraz edilen 13.6.1935 tarih 14 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nden getirtilmeli, kaydın oluşma nedeni ve kayıt malikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, gerçekten davacıların satıcılarının kayıt malikleri olup olmadığı, aralarında öne sürülen akdi ilişkinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, davacılara akdi ilişkinin dayanağı belgeler varsa ibraz ettirilmeli, davacıların satıcıları tapu kayıt maliki yada maliklerinin davalı bankaya borçlarını ödeyip, ödemedikleri, ödemişler ise ödemenin hangi hukuksal nedene dayalı olarak, hangi günde kim yada kimler tarafından yapıldığı sorulup, saptanmalı, ihale ile ilgili belgelerin aslı yada onaylı örnekleri davalı bankadan getirtilmeli, bundan sonra dava ve temyize konu taşınmaz üzerinde davacılar yararına tesbit gününde 3402 sayılı Kadastro Kanunun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, gerektiğinde bu konuda taşınmaz başında keşif yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı bankanın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy