(818 S. K. m. 55)
Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Türk Telekom A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı Türk Telekominikasyon A.Ş. davalı İski Genel Müdürlüğü adına kazı çalışmaları yapan Mescioğlu İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti tarafından davacı tesislerine kazı çalışmaları sırasında 1.673.769.665 lira tutarında zarar verildiğini meydana gelen zararın haksız fiilin meydana geldiği 18.6.2001 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faizle birlikte tahsili istemiyle dava açmıştır. Davacı İski Genel Müdürlüğü somut olaydan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını zararda sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, davalı Mescioğlu İnş. San ve Tic. Ltd.Şti ise ihaleye uygun çalışma yaptıklarını davacı tarafın kazı çalışmaları sırasında eleman bulundurmadığını bu nedenle kusurlarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacı İski'ye yöneltilen davanın reddine, diğer davalıya yönelik davanın kabulüne 1.673.769.665 lira maddi tazminatın 18.6.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davacı Türk Telekom A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: Dava niteliği ve içeriği itibariyle tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiile dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davalı İSKİ ile diğer davalı yüklenici şirket arasında yapılan sözleşmenin 24.maddesi hükmünde davalı İSKİ'nin diğer davalı yüklenici şirket üzerindeki nezaret mürakabe ve denetim ve kontrol yetkisinin devam ettiği dosya içeriğiyle saptanmıştır. Borçlar Kanunun 55.maddesi hükmü uyarınca davalı İSKİ'nin diğer davalı yüklenici şirket ile birlikte zincirleme sorumlu tutulması gerekirken aksine düşünceyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Öte yandan davacı tarafın dava dilekçesinde avans faizi isteminde bulunduğu tartışmasızdır. Ne var ki, mahkemece hüküm yerinde reeskont faizine hükmedilmiştir. Tarafların sıfatı dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren davacı yararına avans faizine hükmedilmesi gerekirken, hüküm yerinde reeskont faizine hükmedilmesi de isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davacı tarafça yatırılan peşin harcın ilgisine iadesine, 31.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy