(3402 S. K. Geç. m. 4) (1086 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar Alaattin Karakaş, Nurettin Karavaş tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Dava ve temyize konu taşınmazların kadastro tespitleri 2613 sayılı yasanın yürürlük gününde yapılmıştır. Sonradan yürürlüğe giren 3402 sayılı Kadastro Kanunu 2613 sayılı Yasa ile 766 sayılı Yasayı yürürlükten kaldırmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 4. maddesi hükmü uyarınca sözü edilen yasanın görülmekte olan davalarda uygulanacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca somut olayın 3402 sayılı Kadastro Kanununun konuyu düzenleyen hükümleri eşliğinde değerlendirileceği kuşkusuzdur.
808 ada 12, 17, 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar 6.10.1983 tarihinde davalı hazine adına ayrı, ayrı tespit edilmiştir. Dava konusu 12 ve 17 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tutanağın beyanlar hanesinde Nurettin Karakaş'ın, 18 parsel sayılı taşınmazın tutanağın beyanlar hanesinde ise Alaattin ile Nurettin Karavaş'ın zilyet olduğu belirtilmiş, 19 parsel sayılı taşınmazla ilgili tutanağın beyanlar hanesinde ise zilyetlikle ilgili bir şerhin bulunmadığı dosya içeriğiyle saptanmıştır.
Eşref Yerdelen'in 12, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tespitine, Yasin Yerdelen'in ise 19 parsel sayılı taşınmazın tespitine askı ilan süresi içerisinde itiraz ettikleri dosya içeriği ile belirlenmiştir. Taşınmazların askı ilanlarının 24.1.1986 günü ile 24.3.1986 günlerinde yapıldığı kadastro komisyonunca 24.11.1986 günlü yapılan incelemede askı ilan süresi içerisinde taşınmazların tespitine itiraz etmeyen tespitlerin kendisi yönünden kesinleştiği belirlenen Alaattin Karavaş'ın itiraz ettiği kadastro komisyonunca yapılan 27.7.1995 günlü incelemede askı ilan süresi içerisinde tespite karşı itiraz ettikleri belirlenen Yasin ve Eşref Yerdelen'in yöntemine uygun şekilde itirazlarından vazgeçtikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Alaattin Karavaş, askı ilan süresi içerisinde itiraz etmediğinden adı geçen yönünden tespit kesinleşmiştir. Adı geçene kadastro komisyon kararının sonradan tebliğ edilmiş olmasının hukuksal bir dayanağı bulunmadığı gibi Alaattin yararına hukuksal bir sonuç da doğurmaz. Kaldı ki askı ilan süresinden sonra yapılan itiraz üzerine oluşturulan komisyon kararınında yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacılar Alaattin ve Nurettin yönünden tespitler kesinleşmiştir. Açtıkları dava kesinleşen kadastroya karşı açılan dava niteliğindedir. Bu nitelikteki uyuşmazlıkların genel mahkemece çözümlenmesi zorunlu kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksızdır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
1- Mahkemece bu olgular dikkate alınarak 12, 17, ve 18 parsel sayılı taşınmazlar hakkında oluşturulan görevsizlik kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacıların sözü edilen taşınmazlarla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile 12, 17 ve 18 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Dava konusu 19 parsel sayılı taşınmazın da tespiti kesinleşmiştir.
Sonuç: Hal böyle olunca bu taşınmaza yönelik olarak açılan davanın da görev yönünden reddine usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, davacının dava hakkı doğmadığından dava dilekçenin reddine karar verilmesi isabetsiz davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına yerine 19 parsel sayılı taşınmaza yöneltilen davanın görev yönünden reddine usulün 27. maddesi hükmü uyarınca dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, taşınmazların tutanak ve eki belgelerinin onaylı örnekleri dosyada alıkonularak asıllarının kütüklerin devri halinde Tapu Sicil Müdürlüğüne, aksi halde Kadastro Müdürlüğüne geri çevrilmesine sözlerinin yazılmasına, 19 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün, düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 31.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy