(3402 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ali ve Salman Öztürk tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 101 ada 170, 106 ada 31, 33 ve 34, 107 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka ve paylaşma ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar adına tespit edilmiştir. Davacılar Şerafet ve Mahmut Öztürk, miras yoluyla gelen hakka dayanarak miras paylarının adlarına tapuya tescili için dava açmışlardır. Hüsnü Öztürk'ün dava dışı mirasçıları davalılar yanında davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davacıların davalarının kabulüne, taşınmazların tüm Hüsnü Öztürk mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Ali ve Salman Öztürk tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tarafların kök miras bırakanı Hüsnü Öztürk'e ait olduğu yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Esasen bu olgu mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Uyuşmazlık kök miras bırakan Hüsnü'nün ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır. İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun şekilde paylaşma yapıldığı dosya içeriği ile belirlenmiştir. Kural olarak paylaşma sırasında her bir mirasçıya eşit yüzölçümlü aynı verimlilikte taşımaz mal ya da aynı ekonomik değere eşit menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir. Kaldı ki davacı taraf adına dava dışı paylaşma olgusuna göre tespit edilip itirazsız kesinleşen taşınmazlarda bulunmaktadır.
Sonuç: Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın reddine, taşınmazların tesbit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy