(1086 S. K. m. 151, 237)
Dava: Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 5.7.2005 günü belirlenen saatte temyiz eden Nuri Koçak vekili Av. Zeynep Bahadır ile aleyhine temyiz istenilen hazine vekili Av. Gülderen Şahin geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik hakiminin raporu okundu. Dosyadaki belgeler incelendi. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Karar: Kadastro sırasında 770 parsel sayılı 4327 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı Nuri Koçak adına tesbit edilmiştir. Kadastro Mahkemesinde Vakıflar idaresi ile Sultan Yörük ve arkadaşları arasında görülmekte olan davaya yöntemine uygun biçimde katılan davacı hazinenin davasının kabulüne karar verilerek dava konusu taşınmazın hazine adına tesciline karar verilmiş ve hüküm kesinleşmiştir.
Kesinleşen kadastroya karşı davacı Nuri Koçak vekili tapu kaydına miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını, makilik alanda kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında da tapu kaydına dayanmadığını açıklayarak beyanını imzasıyla usulün 151. maddesi hükmüne uygun biçimde onaylamıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazine Antalya Kadastro Mahkemesinin 24.1.1995 gün, 1993/2843, 1995/10 E.K. sayılı kesin hükmüne dayanmıştır.
Mahkemece dava ve temyiz konusu taşınmazın dayanılan kesin hükmün kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur. Dava konusu taşınmazın davalı hazinenin dayandığı kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın temel koşullarındandır. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Sonuç: Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren hazine yararına 400.000.000.-TL. 400 YTL avukatlık parasının davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine, 05.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy