(3402 S. K. m. 19) (743 S. K. m. 918, 919)
Dava: Muhtesatın tesbiti istemiyle açılan davada mahkemece verilen kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: Davacı R. Yarbasan, İnegöl İlçesi, Mahmudiye Mahallesi'nde kain 372 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın, muhtesatın kendisi tarafından meydana getirildiğinin tesbiti istemiyle Hidayet Şensoy ve paydaşlarını hasım göstererek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava niteliği ve içeriği itibariyle 372 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan (binanın) muhdesatın aidiyetinin tesbitine ilişkindir.
Aidiyetin tespitine ilişkin dava 24.10.2001 tarihinde açılmış, 23.3.2004 gününde sonuçlandırılmıştır. Ortaklığın giderilmesi davasının ise 21.6.2004 tarihinde açıldığı getirtilen dosya içeriği ile belirlenmiştir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre bu nitelikteki bir davanın dinlenme olanağının varlığından söz edilebilmesi için davacı tarafın dava açmakta hukuksal yararının bulunması gerekir. Davanın açıldığı günde aidiyetinin tespiti istenen muhdesatın üzerinde bulunduğu 372 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında görevli Sulh Mahkemesine açılan derdest nitelikte ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı dosya kapsamı ile saptanmıştır. Kaldı ki, ortaklığın giderilmesine ilişkin dava, aidiyetin tespiti davası hükmen sonuçlandıktan sonra açılmıştır. Hukuki yarar, dava koşuludur. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Ne var ki mahkemece davanın reddine karar verildiği, keşfen belirlenen değere göre davalılar tarafından eksik harç ikmal edilmediğine göre vekille temsil edilen davalılar yararına dava tarihinde yürürlükte bulunan asgari avukatlık ücret tarifesine göre maktu ücreti vekaletin hüküm altına alınması gerekirken, mahkemece bu olgu gözardı edilerek hüküm yerinde davalılar yararına 6.800.000.000.-TL nisbî avukatlık parasına hükmedilmiş olması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de sözü edilen yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 3.numaralı bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine hükmün niteliğine, dosya içeriğine, yargılamada davalıların vekille temsil edildiği, eksik harcın davalılar tarafından mahkeme veznesine depo edilmediği dikkate alınarak dava tarihinde yürürlükte bulunan asgari avukatlık tarifesine göre 300 milyon lira avukatlık parasının davacı taraftan alınarak vekille temsil edilen davalılara verilmesine sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, düzeltilerek onandığından peşin alınan harcın davacı tarafa istek halinde iadesine, 17.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy