(1086 S. K. m. 45, 53, 409)
Dava: Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı A. Yıldırım tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi. Dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi, gereği görüşüldü:
Karar: İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu 95 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine karşı açıldığı belirlenen davanın kadastro mahkemesinin 1959/337 esasında kayıtlı iken daha sonra dava dışı 112 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açılması nedeniyle kadastro mahkemesinin 1959/336 esasına kaydedildiği tespiti 7.7.1954 tarihinde yapılan 95 parsel sayılı taşınmaz hakkında açıldığı belirlenen bu davanın da kadastro mahkemesinde görülmekte olduğu bu davadan ayrık olmak üzere aynı taşınmaz hakkında davacı Abdullah Yıldırım tarafından davalı hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine tescil davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın sonucunu etkileyeceği kuşkusuzdur. Bu durumda davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak 95 parsel sayılı taşınmaz hakkında kadastro mahkemesine açılan ve kadastro davalarında usulün 409. maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmayış nedeniyle görülmekte olan 1959/336 esas sayılı dava dosyası getirtilerek işbu dava dosyası ile usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca birleştirilmeli, bundan sonra 1959/336 esasında kayıtlı görülmekte olan davanın taraflarına, açık bir anlatımla, davacı taraf ile davalılara vefat edenler var ise, mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, yargılamaya geldiklerinde kendilerinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, tesbitten sonra davacı A. Yıldırım tarafından davalı hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine açılan davanın dava konusu 95 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitine karşı açılan önceki günlü davaya usulün 53 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca katılma niteliğinde olduğu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı A. Yıldırım'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy